YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4234
KARAR NO : 2011/69
KARAR TARİHİ : 24.01.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Taşınmazların tarafların ortak murisi … … ‘den kaldığının uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlığın çekişmeli taşınmazların kök murisin ölümünden sonra taksim edilip edilmediğine ilişkin bulunduğu, mahalli bilirkişi taksimin yapıldığını duyduğunu, tespit bilirkişileri ise taksimi bilemediklerini, ancak mirasçı Ümmühan’a pay verilmediğini beyan ettikleri, böylece doğru sonuca ulaşılabilmesi için önceden dinlenen yerel bilirkişiler, tarafların gösterdiği tanıklar ve tespit bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılması, … … terekesinin tüm mirasçılarının katılımı ile usulüne uygun taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise her mirasçıya hangi mevkiden yerler verildiği, kimin ne zamandır zilyet olduğu, taksim dışı yerler olup olmadığının sorularak saptanması, her bir mirasçıya verilen taşınmazların tutanakları getirtilerek beyanların denetlenmesi, geçerli bir taksimin olmadığı hallerde mirasçılar arasında zamanaşımı hükümlerinin işlemeyeceğinin düşünülmesi, taksimi ispat külfetinin taksime dayanan tarafa ait olduğunun gözetilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 120 ada 55, 61, 62, 73, 74, 312 ve 313 sayılı parsellerin kök muris … … … mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tesçiline karar verilmiş; hüküm davalı … mirasçısı … temsilcisi eşi … ile … … mirasçıları …, … , …, …, … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, dellillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, kadastro hakimi infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde doğru ve gerçek sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece mirasçı davacının ismi … olduğu halde hüküm fıkrasında yanlışlıkla …’nın dosyada mevut veraset ilamına göre tesçil kararı verilmesi isabetsiz isede; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2.maddesinin 4.satırında geçen ve “mirasçılardan” kelimesinden sonra gelen “…” isminin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “…” isminin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 24.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.