YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4245
KARAR NO : 2011/72
KARAR TARİHİ : 24.01.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 28 parsel sayılı 1258 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde …’in kullanımında olduğu, Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı, Kocatepe Tarihi Sit Alanı şerhi verilerek Kocatepe Tarihi Sit Alanı içinde kalması nedeniyle zilyetlikle iktisap edilemeyeceğinden Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 103 ada 28 sayılı parselin tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmediği kabul edilmek sureiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm veremeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece yapılan keşifte dinlenen üç yerel bilirkişi de taşınmazın öncesinde uzun yıllar … … tarafından kullanılırken davacının satın aldığı; ancak, davacının kaç yıldır kullandığını bilemediklerini beyan etmişlerdir. Davacı taraf tanıklarını bildirdiği halde tanıklarının dinlenememesi ve davasını ispat imkanı tanınmaması doğru değildir. Çünkü zilyetlik olgusu ancak tanık beyanlarıyla aydınlanabilir. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında taşınmazı iyi bilen, davada yararı bulunmayan ve elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ile davacı tanıkları, teknik bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimin ne zamandan beri ne şekilde kullandığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, fenni bilirkişiden keşfi takibe imkan verir rapor alınmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek 3402 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığına karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.