YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/427
KARAR NO : 2010/3597
KARAR TARİHİ : 07.05.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 128 ada 57 parsel sayılı 1969,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ve zilyetliğe dayanılarak 1489/2400 payı dava dışı … … ve paydaşları adına, zilyedi bilinemeyen 913/2400 payı ise hak kaybına meydan verilmemesi gerekçesi ile davalı Hazine adına olmak üzere tespit edilmiştir. Davacılar, yasal süresi içinde vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Hazine adına tespit edilen 913/2400 payın adlarına tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli parselin 913/2400 payının davacılar … … mirasçıları adına miras payları oranında tesciline, kalan payın tespit malikleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği, çekişmeli taşınmazın yayla ev yeri olarak kullanılmakta olup, davacılar ve miras bırakanları tarafından zilyetliğin terk edilmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz Hazineye pay verilmek suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar ise, Hazine payına yönelik olarak dava açmışlar ve dava ettikleri payın özel parselasyon haritası içinde yer alan, ancak murisleri tarafından satılmayan özel parsellerine karşılık geldiğini iddia etmişlerdir. Mahallinde yapılan keşifte taşınmazın başında dinlenen mahalli bilirkişi ile tanık beyanları hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Özel parselasyon haritası zemine uygulanmamış, taşınmazın niteliği yönünden de yeterli araştırma yapılmamış, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri taşınmaz başında tanık sıfatı ile dinlenilerek aykırılığın nedeni üzerinde durulmamıştır. Yetersiz inceleme ile hüküm verilemez. Sağlıklı sonuca ulaşabilmek için, komşu taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ve dayanakları kayıtlar getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra komşu köylerden seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, orman bilirkişi kurulu ve ziraatçi bilirkişi kurulu ile taşınmazın başında yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte özel parselasyon haritası zemine uygulanarak, parselasyona tabi tutulan parsellerin nereye karşılık geldiği belirlenmeli, bu harita kapsamındaki tüm parsellerin tutanakları celbedilip ne şekilde kesinleştikleri saptanmalı, davalı iseler iş bu dava ile birleştirilmeleri gerekip, gerekmediği yönü üzerinde durulmalı, yerel bilirkişiler ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinin orman, mera, ham toprak, hali arazi, yaylak niteliğinde olup olmadığı taşınmaz üzerinde kimin ne zamandan beri ne şekilde zilyet olduğu, zilyetliğin ekonomik amaca uygun olarak sürdürülüp sürdürülmediği ayrıntılı olarak sorulup, saptanmalı, gerektiğinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatı ile dinlenilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, Hazine adına tespit edilen payın hukuki dayanağının olup olmadığı belirlenmeli bu pay üzerinde zilyetlikle davacılar yararına edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.