Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/4453 E. 2010/4713 K. 05.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4453
KARAR NO : 2010/4713
KARAR TARİHİ : 05.07.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamlarında özetle; “Çekişme konusu 2, 3, 4 sayılı parseller yönünden; Tespite esas alınan ve Ağustos 1324 tarih 92 nolu sicilden gelen 160 dönüm yüzölçümlü tapu kaydının dava konusu parselleri kapsadığının belirlendiği, bununla beraber mahkemece yüzölçümü itibariyle uygulaması yapılmayan Ağustos 324 tarih ve 90 nolu sicilden gelen Kasım 1966 gün 193 nolu tapu kaydı esas alınmış ise de söz konusu tapu kaydının dava dışı Aşağı Hamedan köyünün 8 ila 13 sayılı parsellerine revizyon gördüğünün anlaşıldığı, bu nedenle tespite esas alınan Ağustos 1324 tarih 92 nolu tapu kaydından gelen Ekim 1955 tarih ve 50 sıra numaralı tapu kaydının ilk tesisinden itibaren dairesinden getirtilmesi, davalılardan yukarıda açıklanan tapu kayıtlarından hangisine dayandıkları açıklattırılarak yeniden keşif yapılarak Ağustos 1324 tarih 90 nolu 56 hektar yüzölçümlü tapu kaydı ile tespite uygulanan 1324 tarih ve 92 nolu sicilden gelen tapu kaydı yerel bilirkişiler ve uzman teknik bilirkişi ile uygulanarak hangi parselleri kapsamına aldığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin olarak saptanması, uzman bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösterir biçimde kroki düzenlettirilmesi, bilirkişilerce bilinmeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanının sağlanması, davalıların dayandığı tapu kaydı malikleri ile irs ve akdi ilişkilerini gösterir belge istenmesi, kayıt miktar fazlası üzerinde kimlerin zilyet ettiği, zilyetlik süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında beyan alınması, çekişme konusu7, 8, 9, 11, 12, 14, 15, 17, 18, 19, 21 ve 22 sayılı parseller yönünden ise; davalıların dayandığı tapu kaydının değişebilir sınırlı olduğunun belirlendiğinden davalıların bu yöne ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, ancak davalılar vergi kayıtlarına da dayanmış oldukları halde bu kayıtların her biri ayrı ayrı uygulanıp sınırlarının niteliğinin belirlenmediği belirtilerek, davalıların dayanağını oluşturan tapu ve vergi kayıtlarının revizyon görüp görmediğinin araştırılması ve her bir vergi revizyonları da gözönünde tutularak ayrı ayrı uygulanmak suretiyle kapsamlarının belirlenmesi, kayıt kapsamları belirlenirken sabit sınırlarla bağlantının kesilmemesine özen gösterilmesi, doğru sonuca ulaşabilmesi için tapu kaydı kapsamına giren tüm davaların birleştirilmesi gereğine değinilmiştir. Öte Yandan …, … ve …’nin tespit sırasında, paylarını sattıklarını belirterek tutanağı imza ettikleri gözardı edilmek suretiyle Kadastro Kanununun 13/B-a maddesi gereğince beyanlarının geçerli olup olmadığı değerlendirilmeksizin bu kişilere de pay verilmek suretiyle hüküm oluşturulmuş olmasının da isabetsiz olduğu” belirtilmiştir. Mahkemece bozma kararlarına uyularak ve dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı Hazinenin açtığı davaların reddine ve çekişme konusu 2, 3, 4, 7, 8, 9, 11, 12, 14, 15, 17, 18, 19, 21 ve 22 sayılı parsellerin tespit malikleri davalılar adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 05.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.