YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4545
KARAR NO : 2011/1074
KARAR TARİHİ : 07.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Traflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 542 ada 1 parsel sayılı 61.261,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, tapu dışı ifraz ve satın alma nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde miras yolu ile gelen hakka dayanarak, taşınmazın yarı payının adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli parselin eşit paylarla davacı ve davalı adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli 542 ada 1 sayılı parselin hem davacının hem de davalı tarafın zilyetliğinde olduğu, taşınmazın yarı payı üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu parselin … ve …adlarına kayıtlı bulunan 21.05.1968 tarih 8 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yine, paydaşlardan, davacının amcası …’e ait payın, tapu dışı satışla davalı …’e geçtiği de dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Davacı, babası …’e ait 1/2 payın kendisi adına tescili istemi ile dava açmıştır. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın kayıt malikleri arasında ya da kayıt maliki … ile taşınmazı tapu dışı satın alan davalı … arasında paylaşılıp paylaşılmadığı ve paylaşım sonucu kime kaldığı konusundadır. Keşifte bilgilerine başvurulan 1949 doğumlu iki yerel bilirkişi çekişmeli 542 ada 1 sayılı parsel ile dava dışı 542 ada 2 sayılı parsellerin öncesinde bir bütün olduğunu, tarafların 30 yıl önce yaptıkları taksim sonucu 542 ada 1 sayılı parselin davalı …’e düştüğünü ve taşınmazların taraflar arasında yapılan taksime göre kullanıldığını 1949 ve 1961 doğumlu tespit bilirkişileri ise tutanağın niçin bu şekilde düzenlendiğini bilmediklerini, okumadan imzaladıklarını belirtmişlerdir. Dosyada bulunan tutanak örneğine göre 542 ada 2 sayılı parsel de aynı tapu kaydına ve paylaşmaya dayanılarak davacının miras bırakanı … adına tespit edilerek, tespiti kesinleşmiştir. Hal böyle olunca, davada sağlıklı sonuca varılabilmesi için; öncelikle taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili tüm deliller istenmeli, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi kurulu ve tespit bilirkişilerinin tümü ile taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından taşınmazın taraflar arasında paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise kimin payına düştüğü hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, tespitte belirlenen hukuksal duruma aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişilerinin tümü tanık sıfatı ile dinlenilerek taşınmazların hukuki durumu ile ilgili olarak bilgileri alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece yeterli araştırma yapılmaksızın, yazılı olduğu şekle hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 07.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.