Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/4619 E. 2010/4449 K. 21.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4619
KARAR NO : 2010/4449
KARAR TARİHİ : 21.06.2010

MAHKEMESİ : … CEZA MAHKEMESİ

Ödeme şartını ihlal eyleminden borçlu …’ın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Antalya 2. İcra Mahkemesinin 5.11.2008 tarihli ve 2007/6913 esas, 2008/5525 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Antalya l.Ağır Ceza Mahkemesinin 5.5.2009 tarihli ve 2009/615 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 2.5.2010 gün ve 28077 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 26.5.2010 gün ve KYB.2010/121807 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğname ile;
Sanığın taahhüdünü içeren tutanakta ödenmesi gerekli toplam borç miktarının, tüm fer’ileri ile birlikte hesaplanıp açıkça gösterilmesi gerektiği, bu hususları içermeyen ayrıca icra müdürünün adı, soyadı ve sicil numarası bulunmayan 25.7.2007 tarihli taahhüdün hukuken geçersiz olduğu gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, Antalya 4. İcra Müdürlüğünün 2006/12808 esas sayılı dosyasında yapılan takip sırasında 25.7.2007 tarihinde icra memuru huzurunda alacaklı vekilinin kabulüyle düzenlenen tutanakta toplam borç miktarının bütün fer’ileriyle birlikte hesaplanıp gösterildiği, icra kefili ve borçlu şirket yetkilisi olan borçlu …’ın ayrı ayrı fer’ileri ile birlikte belirlenen toplam 11.447.79 TL’yi taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiği anlaşılmaktadır.
5358 sayılı Yasa’nın 11. maddesiyle değişik İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi hükmünden anlaşılacağı üzere, taahhüdün geçerli olması için icra dairesinde kararlaştırılmış olması gerekmekte olup, somut olaydaki taahhütname incelendiğinde, icra memurunun adı, soyadı ve sicil numarası yazılı değil ise de, imzasının bulunması ve sahteliğinin iddia edilememesi karşısında bu eksikliklerin taahhütnamenin sıhhatini etkileyecek düzeyde bir noksanlık olmadığının kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.