YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4742
KARAR NO : 2011/734
KARAR TARİHİ : 07.02.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 235, 170 ada 4, 203 ada 22, 219 ada 5, 12, 225 ada 19 parsel sayılı 6.562,45, 17.000,05, 14.861,07, 5.073,84, 49.197,15 ve 1.194,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, sit alanı sınırları içerisinde kalmaları nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiş, “… zilyetliğinde olduğu ve Kocatepe Tarihi Sit Alanı içinde kaldığı” tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın 3402 sayılı Yasa’nın 36. maddesi gereğince reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tesçillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayı, tanık, teknik bilirkişiye verilecek ücretlerle vasıta parasının, yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları ve tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Mahkemece hükme dayanak yapılan 01.12.2008 tarihli celse verilen ara kararında 18.04.2009 tarihinde yapılacak keşif için gerekli masrafı yatırması hususunda davacı vekilinin yüzüne karşı 20 günlük kesin süre ihtaratında bulunulmuş, keşif için masrafın yatırılacağı son gün 21.12. 2008 tarihi olup masrafın yatırılacağı son gün ile keşif tarihi arasında yerel bilirkişi ve tanıklara yapılacak tebligatlar için süre yeterlidir. Ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/1. maddesinin ara kararı gereğini yerine getirmekle yükümlü taraf aleyhine uygulanabilmesi için dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra yapılacak oturumda keşif gününün belirlenip keşif için gerekli hakim, katip, mübaşir, taraf tanıkları, yerel bilirkişi adayları, teknik ve uzman bilirkişi ücreti tanık ve bilirkişilere çıkarılacak davetiye masrafları ve araç gideri kalemler halinde saptanıp bu giderin ne kadar süre içerisinde mahkeme veznesine depo edileceği açıkça belirtilip ara kararı gereğini yerine getirmemenin sonuçları hazır olan tarafa ihtar edilmeli, hazır olmayan ve ara kararı gereğini yerine getirmek zorunda bulunan tarafa ise bu ara kararı bir ihtarnameyle ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmelidir. Somut olayda ara kararında keşif araç gideri belirtilmediği gibi mahkeme heyeti yasal yolluğu da kalemler halinde gösterilmemiş olup, ara kararı usule uygun değildir. Kaldı ki mahkemece 18.06.2007 tarihli celsede eksik harcı tamamlaması için davacı vekiline süre verildikten sonra, eksik harç tamamlanmadan yargılamaya devam olunarak 3402 sayılı Yasa’nın 36/1. maddesi gereğince keşif giderlerini yatırması için davacı tarafa kesin süre verilerek, davanın reddine karar verilmesi de usulsüzdür. Harçlar Kanunu’nun 30. maddesinde “Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz.” denilmekle öncelikle Harçlar Kanunu gereğince işlem yapılması gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.