Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/4818 E. 2010/4448 K. 21.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4818
KARAR NO : 2010/4448
KARAR TARİHİ : 21.06.2010

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Ödeme şartını ihlal eyleminden borçlu …’ın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340.maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, Antalya 2.İcra Mahkemesinin 5.11.2008 tarihli ve 2007/6901 Esas, 2008/5526 sayılı Kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Antalya l.Ağır Ceza Mahkemesinin 5.5.2009 tarihli ve 2009/569 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 19.5.2010 gün ve 31868 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 3.6.2010 gün ve K.Y.B:2010/131438 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğname ile;
Sanığın taahhüdünü içeren tutanakta ödenmesi gerekli toplam borç miktarının, tüm fer’ileri ile birlikte hesaplanıp açıkça gösterilmesi gerektiği, bu hususları içermeyen ayrıca icra müdürünün adı, soyadı ve sicil numarası bulunmayan 25.7.2007 tarihli taahhüdün hukuken geçersiz olduğu gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, Antalya 4.İcra müdürlüğünün 2006/10837 esas sayılı dosyasında yapılan takip sırasında 25.7.2007 tarihinde icra memuru huzurunda alacaklı vekilinin kabulüyle düzenlenen tutanakta toplam borç miktarının bütün fer’ileriyle birlikte hesaplanıp gösterildiği, icra kefili ve borçlu şirket yetkilisi olan borçlu …ın ayrı ayrı fer’ileri ile birlikte belirlenen toplam 57.036.72 TL’yi taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiği anlaşılmaktadır.
5358 sayılı Yasa’nın 11. maddesiyle değişik 340. maddesinde “… İcra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını ihlal eden borçlunun …” eylemi yaptırıma bağlanmış olup, taahhüt tutanağında da icra dairesinin mühürünün ve icra memurunun imzasının bulunduğu ve sahteliğinin ileri sürülmediği dikkate alındığında, tutanağa icra müdür veya memurunun adı, soyadı ve sicil numarasının yazılmamış olmasının taahhütnamenin sıhhatini etkileyecek düzeyde bir noksanlık olmadığının kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.