Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/4855 E. 2011/3968 K. 01.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4855
KARAR NO : 2011/3968
KARAR TARİHİ : 01.07.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece bozma ilamına uyularak, ilamda belirtilen şekilde araştırma ve uygulama yapılmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de; bozma ilamından sonra yürürlüğe girmiş olan ve Vakıflar Yasası’nda değişiklik yapan 4771 ve 4478 sayılı Yasalarla lehe hükümler getirilmiş olması nedeniyle bozma ilamına uyulmuş olmasının, taraflar yararına kazanılmış hak oluşturmayacağı belirtilerek; davacı Kilise vakfının yasa ve yönetmelik uyarınca Vakıflar İdaresine başvurusunun bulunup bulunmadığının saptanması, başvuru yoksa başvuru olanağının tanınması, ondan sonra deliller değerlendirilerek bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişme konusu 279 ada 112 sayılı parselin davacı Bozcaada Kimisis Teodoku Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, çekişmeli taşınmazın dava dışı komşu 112 ada 24 sayılı taşınmaza kadastro tespiti sırasında uygulanan 28.10.1986 tarih 13 ve 25.07.1969 tarih 23 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı, tapu malikinin kullanımında iken üzerine manastır yapılmasına izin verildiği, kadastro tespitine kadar taşınmazın kilise vakfı tarafından manastır olarak kullanıldığı, özellikle 29.06.1971 tarihli toprak tevzi komisyonunca düzenlenen belirtmelik tutanağı ve toplanan diğer deliller ile belirlenmiş olup, buna göre taşınmazın mülkiyetinin kayıt maliki …’nin bağış suretiyle davacı vakfa devredildiğinin kabulü gerektiğine ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 12.maddesi gereğince cemaat vakıflarının bağış yolu ile mal edinmeleri mümkün bulunduğuna göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, Hazinenin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, 01.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.