YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4920
KARAR NO : 2010/7592
KARAR TARİHİ : 20.12.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 223, 224, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 236, 239, 276, 277, 310, 311, 312, 313, 314, 606 ve 607 parsel sayılı 17.700, 21.450, 19.700, 19.600, 26.900, 13.100, 19.250, 9.250, 40.000, 20.000, 10.450, 8.850, 10.700, 20.000, 13.200, 19.000, 15.000 ve 10.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacı Hazine tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde hasımsız açılan tesçil davası ile yine davacı Hazine tarafından davalılar … ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan men’i müdahale davaları birleştirilmiş ve davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sırasında davacı Hazine tarafından kadastro sırasında vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilen 236 parsel sayılı 31.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaza yönelik olarak Kadastro Mahkemesine açılan dava ile de birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parsellerin … mirasçısı … ile arkadaşları adlarına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davalı tarafın dayanağı olan vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uyduğu, vergi kaydı miktar fazlası üzerinde davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, tespit ve davalı tarafın dayanağı vergi kayıtlarının kapsamı usulünce belirlenmemiş, çekişmeli 223, 229, 230 231, 232, 233, 234, 236, 310, 311, 312, 313, 314, 606 ve 607 sayılı parseller meraya sınır olduğu halde usulüne uygun mera araştırması yapılmamış, tespit bilirkişilerinin tamamı dinlenilmemiş, çekişmeli taşınmazların niteliğinin belirlenmesi amacıyla uzman ziraatçı bilirkişinin görüşüne başvurulmamıştır. Taşınmazlar üzerindeki zilyetlik durumu tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanmadığı gibi, taşınmazların niteliğinin ve zilyetlik durumunun belirlenmesi hususunda komşu parsellere ait tespit tutanakları ile dayanakları olan kayıtlardan da yararlanılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf ve zilyetlik tanıkları ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dayanılan 1936 tarih 21, 42, 61 ve 124 tahrir numaralı vergi kayıtları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, taşınmazların geçmişte ne durumda bulundukları, kime ait oldukları, kimden nasıl intikal ettikleri, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldıkları, taşınmazların öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmaları halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik uzman ziraat mühendisleri kurulundan; çekişmeli taşınmazların toprak yapısı ile komşu taşınmazların toprak yapısının mukayese edilmesi suretiyle taşınmazların toprak yapısı ve niteliğini belirtir, komşu mera parseli ile arada ayırıcı doğal ya da yapay sınır bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır. Keşifte taşınmazların tüm sınırlarını ve çevresini gösterecek şekilde fotoğrafları çekilmeli, fotoğraflar üzerinde parsel sınırları işaretlenmelidir. Vergi kayıtları kapsamı ve her bir taşınmaz üzerindeki zilyetlik durumu tereddüde yer bırakmayacak şekilde saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yargılama boyunca dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, teknik bilirkişiye uygulanan vergi kayıtlarının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, taşınmazların niteliğinin ve zilyetlik durumunun belirlenmesi hususunda komşu taşınmazların tespit tutanakları ile dayanağı kayıtlardan da yararlanılmalıdır. Vergi kayıtları kapsamı dışında kalan ve meraya sınır olan çekişmeli taşınmazların öncesinin mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuken iktisap sağlamayacağı gözetilmelidir. Bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.