Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/5075 E. 2011/1155 K. 10.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5075
KARAR NO : 2011/1155
KARAR TARİHİ : 10.03.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 131 ada 1, 2 ve 4 parsel sayılı 2011.83, 1312.30 ve 1052.48 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle davalılar…, … …. ve müşterekleri adına, 131 ada 3 ve 6 parsel sayılı 1911.90 ve 2118.56 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, satın alma nedenleriyle davalılar…, … ve müşterekleri adına, 131 ada 5 parsel sayılı 3177,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın alma nedenleriyle davalı …, … ve müşterekleri adına, 131 ada 7 ve 9 parsel sayılı 1185.79 ve 1778,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı…, 131 ada 10 parsel sayılı 411,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve bağış nedeniyle davalı … adına tespit edilmişlerdir. Davacılar … ve arkadaşları, yasal süresi içinde tapu kaydı, harici satış, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda 131 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 9 sayılı parseller hakkında açılan davaların feragat nedeniyle reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine, 131 ada 10 sayılı parsel hakkındaki davanın kabulüne, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu olan tüm taşınmazlar yukarıda belirtilen gerçek kişiler adına tespit edilmiş olup davacıların dava dilekçelerinde de husumet bu kişilere yöneltilmiştir. Hükmü temyiz eden Hazine tarafından açılmış bir dava olmadığı gibi devam eden davaya da katılma talebi de bulunmamaktadır. Bu durumda taraf sıfatı bulunmayan Hazinenin hükmü temyiz etmekte hukuki yararı da bulunmadığından Hazine vekilinin temyiz inceleme isteminin REDDİNE, 10.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.