YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5331
KARAR NO : 2011/2233
KARAR TARİHİ : 28.04.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 156 ada 1 parsel sayılı 2.913,05 ve 156 ada 4 parsel sayılı 12.221,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kayıtları, satın alma, ifraz, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde tapu kayıtlarına dayanarak çekişmeli taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden bulunduğunu ileri sürmek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parsellerin tespit sırasında uygulanan ve davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının kapsamında kaldığı, mera ya da orman arazisi olmayıp, tarım arazisi olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemenin; Hazine’nin dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı yönündeki kabulü doğrudur. Ancak, dava konusu taşınmazın tespitine esas alınan Haziran 1331 tarih 2 sıra numaralı sicilden gelen tapu kaydının gayri sabit hudutlu olduğu ve miktarı ile geçerli bulunduğu, miktarından çok fazla olarak bir çok taşınmaza uygulandığı anlaşılmakta olup, uyuşmazlık, kayıt miktar fazlasının zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olup olmadığı yönündedir. Taşınmazların sınırında bulunan 156 ada 2 ve devamındaki 138 ada 2 sayılı parseller mera niteliğiyle sınırlandırılmışlardır. Bu parseller ile çekişmeli taşınmazların tespit tutanaklarının edinme sebebinde, 156 ada 2 ve 138 ada 2 sayılı parsellerin tapu kaydı kapsamında kaldıkları ve tapu maliklerinin … Köyü halkına ait hayvanların otlatılması için kendi aralarında anlaşmaları sonucu mera olarak bırakılıp, bu amaçla kullanıldığı, komisyonca 6.11.2006 tarihli sınırlandırma krokisi ile de bu durumun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmazlara komşu olan 156 ada 2 ve 138 ada 2 sayılı parsellerin devamındaki 105 ada 1 sayılı parsel ise orman olarak tespit edilmiştir. Mera parsellerinin dava konusu olduğu ve tespitlerinin kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Dava konusu parseller, mera olarak sınırlandırılan bu parsellere sınır bulunduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamış; 156 ada 2 ve 138 ada 1 sayılı parsellerin kadim mera olup olmadığı, taşınmazların meradan açılıp açılmadığı araştırılmadığı gibi, orman yönünden de araştırma yapılmamış, Mahkemenin keşifle ilgili gözlemi de tutanağa geçirilmemiştir. Keşif sonucu düzenlenen uzman ziraatçı bilirkişi raporu da soyut nitelikte olup, taşınmazların öncesinin mera olmadığını kabule yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu ve orman mühendisi bilirkişi refakate alınarak yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, sınırındaki 156 ada 2 ve 138 ada 1 sayılı parsellerin kadim mera olup olmadığı, taşınmazlar ile mera parselleri arasında sabit doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazların meradan açılıp açılmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, alınan beyanların tutanağın edinme sebebinde belirtilen hususlarla çelişmesi halinde tespit bilirkişilerinin tümü tanık sıfatıyla dinlenilmelidir. Bölgede tespit gününden önce yapılıp kesinleşmiş orman tahdidi olup olmadığı araştırılarak varsa kesinleşmiş orman tahdidindeki sınırlar esas alınmalı, kesinleşmiş orman tahdidi yoksa o bölgeye ait eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman haritaları getirtilerek uzman orman bilirkişi aracılığıyla taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, keşfe katılacak uzman ziraatçi bilirkişi ve orman mühendisi bilirkişiden çekişmeli taşınmazların niteliğini bildiren; uzman fen bilirkişisinden ise uygulanan kayıtların kapsamını belirten ve keşfi takibe imkan veren raporlar alınmalı, eylemli durumda çekişmeli taşınmazların sınırında bulunan 156 ada 2 ve 138 ada 1 sayılı parsellerin kadim mera olup olmadığı üzerinde durulmalı, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, komşu mera parsellerin kadim mera olup olmadığı, kadim mera ise mera ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı konusunda önceki ziraatçi bilirkişi raporu da irdelenmek suretiyle bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazların niteliği kesin olarak saptanmalı ve mahkemenin bu konudaki gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, mera parseli ile çekişmeli taşınmazları birlikte gösteren, keşif sırasında çektirilecek fotoğraflar rapora eklenmeli, çekişmeli taşınmazların niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri de göz önüne alınmalı, yukarıda sözü edilen komşu parsellerin kadim mera olması halinde taşınmazların bitişik meradan açılıp açılmadığı, zilyetlikle iktisap edilip edilemeyeceği yönünde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek ve davanın komşu 156 ada 2 sayılı mera parseline ait Kadastro Mahkemesinin 2007/288 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi gerektiği hususu da düşünülmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 28.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.