YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5511
KARAR NO : 2010/7829
KARAR TARİHİ : 27.12.2010
MAHKEMESİ : HONAZ İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara uğratmak için mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklar … ve …’ın 2004 sayılı İİK’nun 331/1, 765 sayılı TCK’nun 522.maddeleri gereğince 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, 647 sayılı Yasa’nın 4 ve 6.maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin kararının sanık … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2.11.2009 gün 5022-7224 sayılı ilamıyla “Hükmün İİK’nun 366.maddesi gereğince bozulmasına, 1412 sayılı CMUK’nun 322/1 ve 765 sayılı TCK’nun 102/4. ve 104/2.maddeleri gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına” karar verilmiş, Yargıtay C.Başsavcılığının itirazı üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.2.2010 gün ve 2010/24 sayılı kararıyla Yargıtay C.Başsavcılığının itirazının kabulüne ve Dairemiz kararının sanık … yönünden kaldılmasına karar verilmiş bulunmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Hükümlü … hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesi sonunda;
Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümlü …’nin 27.04.2005 tarihinde İİK’nun 331/1 ve 765 sayılı TCK’nun 522/1.maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, yüzüne karşı açıklanan hükmün … tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle adı geçen yönünden kesinleştiği, hükmün diğer sanık … tarafından temyiz edilmekle dosyanın gönderildiği Yargıtay C.Başsavcılığı tarafından 20.07.2006 gün ve 201681 sayılı yazı ile lehe Yasanın değerlendirilmesi için mahalline iade edilmesi üzerine dosyayı ele alan Honaz İcra Ceza Mahkemesince 03.03.2008 gün ve 23-2 sayı ile sanıklar … ve …’ın eylemlerine uyan İİK’nun 331/1 ve 765 sayılı TCK’nun 522/1.maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, 647 sayılı Yasa’nın 4. ve 6.maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay C.Başsavcılığı tarafından dosyanın sanık … yönünden lehe yasa değerlendirilmesinin yapılması için 5320 sayılı Yasa’nın 8/2.maddesi uyarınca mahalline iade edilmesi üzerine Honaz İcra Ceza Mahkemesince her iki sanık hakkında yargılama yapılarak anılan karar verilmiş ise de, sanık … hakkında yapılan yargılama, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 9.maddesi uyarınca kesin hükümle sonuçlanmış olan davada sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan bir uyarlama yargılaması olup, hakkındaki kararı henüz kesinleşmemiş olan sanık …’ın davasından ayrı olarak ele alınarak 5252 sayılı Yasa’nın 9/3.maddesi uyarınca lehe yasanın belirlenerek uygulanması gerekirken, hakkındaki dava derdest olan diğer sanık … ile hükümlü …’nin davalarını birlikte görerek ve 5252 sayılı Yasada öngörülen şekilde lehe yasanın saptanması da yapılmadan 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3.maddesinde yer alan “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” hükmü karşısında, “suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK’nun 331/1. maddesi ile 4949 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı İİK’nun 331/1.maddesi ve 765 ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunlarının ilgili hükümleri olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hükümlerin de kararın gerekçe bölümünde tartışılıp sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm tesisi,
İsabetsiz olduğundan hükmün istem gibi BOZULMASINA, 27.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.