YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5514
KARAR NO : 2010/4933
KARAR TARİHİ : 13.07.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 154 parsel sayılı 139600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle payları oranında ve ölü oldukları belirtilmek suretiyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, yasal süresi içinde taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına, davacı … ise, harici satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı Hazinenin davasının reddine, davacı …’un davasının kabulüne ve 154 parsel sayılı taşınmazın davacı Selahattin Durgut adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının ve tespitin dayanağı olan tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece; davacının ve tespitin dayanağı olan Temmuz 1303 tarih 25 sıra numaralı tapu kaydı mahalline yöntemince uygulanmamış, kayıt miktar fazlası yönünden zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi ile davacının belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde taşınmaz iktisap edip etmediği sorulmak suretiyle miktar sınırlaması yönünden araştırması da yapılmadığı gibi taşınmazın niteliği ile ilgili olarak usulüne uygun mera araştırması yapılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacının ve tespitin dayanağı olan Temmuz 1303 tarih 25 sıra numaralı tapu kaydı okunup, tapu kaydının sınırları mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremedikleri hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdikleri sınırlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, Temmuz 1303 tarih 25 sıra numaralı tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği merciilerinden sorulmalı, varsa revizyon gördüğü parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleşmiş ise tapu kayıtları getirtilmeli, tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı sonucuna varıldığı takdirde tapu kaydının değişebilir sınırlı olduğu ve miktarına göre kapsamının belirlenmesi gerektiği göz önünde tutulmalı, çekişmeli taşınmazın niteliği ile ilgili olarak ise 3. kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı sonucuna varıldığı takdirde kayıt miktar fazlası yönünden davacı tarafın iktisaba yeterli zilyetliğinin olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı, yine kayıt miktar fazlası yönünden davacı adına belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde taşınmaz iktisap edilip edilmediği sorulmak suretiyle miktar sınırlamasına ilişkin araştırma yapılarak davacının belgesizden edinebileceği taşınmaz miktarı belirlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 13.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.