YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5528
KARAR NO : 2011/6176
KARAR TARİHİ : 20.10.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 126 ada 150 ve 166 parsel sayılı 3506.82 ve 1914.44 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, irsen intikal, pay satışı ve bağış nedenleri ile davalı … ve müşterekleri adına, 141 ada 35 ve 47, 142 ada 7 ve 166 ada 1 parsel sayılı 1449.84, 522.89, 1382.95 ve 1540.37 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, aynı nedenlerle davacı … ile davalı … ve müşterekleri adına, 162 ada 7 parsel sayılı 993.68 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, irsen intikal, pay satışı, bağış, ifraz ve rızai taksim nedenleri ile davalılar … ve müşterekleri adına, 162 ada 8 ve 9 parsel sayılı 714.56 ve 169.61 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar aynı nedenlerle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazlarda babasından miras yolu ile gelen ve ayrıca satın aldığı payların bulunduğunu belirterek bu paylarının adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazlardan 141 ada 35 ve 47, 142 ada 7 ve 166 ada 1 sayılı parsellerde Hüseyin ve … adlarına tespit edilen 480/1024 payın iptali ile 272/1024’er payının Hüseyin, 208/1024’er payının davacı … adına tesciline, 126 ada 150 ve 166, 162 ada 7, 8 ve 9 sayılı parseller hakkındaki davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- 141 ada 35 ve 47, 142 ada 7, 166 ada 1 parsel sayılı taşınmazların öncesi 1/4 pay ile …, 3/4 pay ile … …’ye ait iken ölümleri ile mirasçılarına kaldığı, bunlardan … mirasçıları … çocukları … ve … ile … oğlu …’in paylarını davalı … oğlu …’ın satın aldığı, … mirasçısı ……’ın payının ise satışla davacı …’a geçtiği, mahkemece toplanıp doğru olarak değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Davacının iddiası da buna yönelik olup mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacının adı geçen parseller yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- 126 ada 150 ve 166 sayılı parseller ile 167 ada 7, 8 ve 9 sayılı parseller hakkında oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davacının davasının … mirasçısı ……’tan satın alınan paya yönelik olduğu kabul edilerek taşınmazın tamamının 1916 yılında ölen muris …’e ait olduğu, …’ın miras bırakanı …’nin taşınmazda payı olmadığı, bu nedenle de bu taşınmazlara ilişkin pay satışının söz konusu olamayacağı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun olmadığı gibi, yapılan araştırma ve inceleme de hükme yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazların 1916 yılında ölen … …’ye ait olduğu toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Esasen bu yön taraflar arasında uyuşmazlık konusu da değildir. Taşınmazların kadastro tespiti pay satışlarına ve … mirasçıları arasında yapılan paylaşma sonucu taşınmazların mirasçılardan … ve …koluna kaldığı belirtilerek davalılar adına yapılmıştır. Bu durumda paylaşmanın varlığının kanıtlanması zorunludur. Doğru sonuca varılabilmesi için ortak miras bırakan … …’nin terekeye dahil tüm malları tespit edilmeli, taşınmazlara ait tutanaklar dosya içerisine getirtilmeli, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda taşınmazlar başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kök miras bırakan … … mirasçıları arasında tüm mirasçılar ya da yerel temsilcilerinin katılımı ile yöntemine uygun olarak yapılan paylaşma olup, olmadığı sorulup saptanmalı, paylaşma varsa tarihi, çekişmeli taşınmazların kime isabet ettiği, her bir mirasçıya miras payına karşılık terekeden taşınmaz mal ya da karşılığında başkaca bir hak ya da menkul mal verilip verilmediği, diğer mirasçılara taşınmaz verilmiş ise bu taşınmazların akibetlerinin ne olduğu etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; geçerli bir paylaşma olmadığı takdirde mirasçılar arasında zilyetlik hükümlerinin işlemeyeceği göz önünde bulundurulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 20.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.