YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5624
KARAR NO : 2011/1313
KARAR TARİHİ : 17.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 142 ada 1, 11, 38, 42, 151 ada 30, 42, 43, 145 ada 1, 143 ada 2 ve 144 ada 12 parsel sayılı 58,41, 7992,90, 5403,51, 1472,34, 2941,63, 1361,89, 571,81, 1821,11, 1611,01 ve 131,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı … adına tespit edilmiş, davalılardan …, … ve dava dışı …..’ın itirazı üzerine Kadastro Komisyonu kararı ile itirazların kabulüne, çekişmeli taşınmazların irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılardan …, … ve … ile dava dışı müşterekleri adlarına verasette iştirak şeklinde tespitlerine karar verilmiştir. 142 ada 2 parsel sayılı 4,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı …. Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın feragat nedeni ile reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı … tarafından bir kısım tespit maliklerine karşı dava açıldığı halde mahkemece tespit maliklerinin tamamı davaya dahil edilmeden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de; verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Taraf teşkili tamamlanmadan davanın esasına girilerek sonuçlandırılması usulen mümkün değildir. Davada öncelikle taraf teşkilinin tamamlanması zorunludur. Davacı …, 16.07.2009 tarihli dilekçesi ile bir kısım tespit malikleri hakkındaki davasından, yine 23.10.2009 tarihli dilekçesi ile de dava dilekçesinde belirttiği taşınmazlar hakkındaki davasından feragat ettiğini belirtmiş, duruşmada ise “davalıların davayı kabul etmelerine dayanarak davasından vazgeçtiğini, taşınmazların kendisine babasından kaldığını, taşınmazların adına tescilini talep ettiğini” beyan etmiştir. Bir kısım davalılar da kabul beyanlarını içerir dilekçe sunmuşlardır. Mahkemece davacının feragate ilişkin dilekçelerinin kendisini bağlayacağı kabul edilmiş ise de; davacının dilekçesi ile beyanı arasındaki çelişki karşısında feragat dilekçelerinin davacının gerçek iradesine uygun olup olmadığı kesin olarak anlaşılamamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece öncelikle davada taraf olmayan tespit malikleri davaya dahil edilerek husumet yaygınlaştırılmak sureti ile taraf teşkili sağlandıktan sonra, davacının feragat dilekçeleri ile bir kısım davalıların kabul yönündeki dilekçeleri hakim tarafından duruşmada okunmalı, tarafların gerçek iradeleri kesin olarak tespit edilmeli, bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarını ispat için bildirdikleri tüm delilleri toplanmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacı …’nun temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.