Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/5640 E. 2011/275 K. 28.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5640
KARAR NO : 2011/275
KARAR TARİHİ : 28.01.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 811 parsel sayılı 12223,06 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı … ile davalılardan …, …, …, …, … ve … adlarına paylı olarak ve ölü davalılar … ile … mirasçıları adlarına ise veraseten iştirak şeklinde tespit edilmiştir. Davacı … ve müşterekleri, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın eşit paylarla adlarına tesçili ve taşınmaz üzerindeki muhtesatlar ile ağaçların kendilerine ait olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesi istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı … ve müşterekleri tarafından bir kısım tespit maliklerine karşı dava açıldığı halde mahkemece tespit maliklerinin tamamı davaya dahil edilmeden ve davacı tarafça herhangi bir delil sunulmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Taraf teşkili tamamlanmadan davanın esasına girilerek sonuçlandırılması usulen mümkün değildir. Davada öncelikle taraf teşkilinin tamamlanması, ondan sonra 3402 sayılı Yasa’nın 28 ve 36. maddelerine göre işlem yapılması zorunludur. Bu sıralamaya riayet edilmeden yargılama yürütülmesi usul ve yasaya aykırıdır. Davacılar bir kısım tespit maliklerini hasım göstermek suretiyle dava açmışlar, mahkemece taraf teşkilinin sağlanması yönünden davacılara iki kez süre verilmiş ancak taraf teşkili tamamlanmamıştır. Bu durumda davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, bu konuda herhangi bir ihtarat yapılmaksızın davacıların herhangi bir delil sunmadıklarından söz edilerek davanın esastan reddine karar verilmesi isabetsiz, davacıların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 28.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.