YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5732
KARAR NO : 2010/7909
KARAR TARİHİ : 29.12.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu taşınmazlardan 453 sayılı 9.450 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı …, 457, 497 ve 498 sayılı 6.013, 5.226, 6.638 ve 5275,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … , …, …, … , … ve … adlarına paylı olarak tespit edilmişlerdir. İtirazları Kadastro Komisyonunca reddedilen … , yasal süresi içinde; tapu kaydı, irsen intikal, mirasçılardan … payını satın aldığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddialarına dayanarak, davacılar …, … ve … , taşınmazların kök muris … adına tapuda kayıtlı olduğu, … payını … ’ın satın aldığı iddiaları ile taşınmazların payları oranında adlarına tesçili istemi ile, davacı … oğlu … , taşınmazların kök muris …’dan intikal ettiği ve kendisinin de payı olduğu iddiasına dayanarak dava açmışlardır. … ve … , taşınmazların kök muris …’dan intikal ettiği ve mirasçılar arasında harici taksim yapıldığını belirterek bu taksime göre karar verilmesi istemi ile davaya katılmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; Davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaliyle Muris … mirasçıları adına veraset ilamları ile belirlenen miras payları oranında tesciline, ancak murisin kızı … payının satım nedeniyle … oğlu … adına, … payının satım nedeniyle … oğlu … adına, … oğlu … payının satım nedeniyle … adlarına tesçillerine karar verilmiş; hüküm, davalı … ve müşterekleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarafların kök murisi …’dan intikal ettiği ve mirasçılar arasında geçerli bir taksim bulunmadığı kabul edilmek sureti ile yazılı olduğu şekilde davaların kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmadığı gibi dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Temyize konu olan taşınmazlar 453, 457, 497 ve 498 sayılı parseller olup temyiz edenler … oğlu … ’ın mirasçılarıdır. 453 parsel … adına tespit edilmiş olup diğer parsellerde de temyiz edenler’in miras bırakanı …’ın payı mevcuttur. Mahkemece yukarıda verilen karar ile … ’ın payı da düşmüş olup bu nedenle temyizde hukuki yararları vardır. Taşınmazların öncesi …’dan gelmekte olup bu husus tartışmasızdır. İhtilaf … terekesinin yöntemince taksim edilip edilmediği ve … mirasçıları arasında yapılan satışların miras payına mı yoksa taksimen isabet eden yere mi ilişkin olduğu noktasındadır. Mahkemece taşınmazların hukuken geçerli bir şekilde taksim edilmediği kabul edilerek yetersiz araştırma ve inceleme sonunda … mirasçıları adına tesçil hükmü kurulmuş; ancak, tesçil hükmü kurulurken dağıtılan paylar ve payda toplamının birbirini tutmadığı göz önünde bulundurulmaksızın infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm kurulmuştur. Yine …’ın geri çevirme kararı ile dosya arasına getirtilen 19.03.1985 tarihli veraset ilamındaki yanlış algılama mahkemece … oğlu …’in oğlu …, sanki …’ın oğlu …’ymiş gibi hatalı değerlendirilerek miras payları bu kabule göre yanlış tespit edilmiştir. … oğlu … hükümde ketmedildiği gibi, …’ın gerek dosyadaki nüfus kayıtları gerekse veraset ilamına göre … isminde bir çocuğu olmadığı halde hükümde yine böyle bir çocuğu varmış gibi pay verilmiştir. Mahkemece bu yönler gözetilerek temyiz edenlere veraset ilamının iptali için dava açmak üzere süre verilmeli ve veraset ilamının iptal edilmesinden sonra alınacak doğru veraset ilamına göre mirasçılar arasında yöntemince taksim araştırma ve incelemesi yapılmalıdır. Bu nedenle öncelikle tarafların murisi … adına kayıtlı taşınmazların bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve bu taşınmazlara ilişkin tutanak örnekleri dosyaya getirtilmeli, taksime dayanan tarafa taksime ilişkin delillerini bildirmesi sağlanmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tespiti bilebilecek yaşta taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif icra edilmelidir. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından muris …’dan intikal eden taşınmazların tüm mirasçıların katılımı ile taksim edilip edilmediği, edilmiş ise taksimin ne zaman yapıldığı, çekişmeli taşınmazların taksimde kimlere isabet ettiği, taksimde her bir mirasçıya yer verilip verilmediği, kadastro tespit tarihine kadar taksimin bozulup bozulmadığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, …’dan intikal eden terekeye dahil tüm taşınmazların kadastro tutanak örnekleri incelenerek taksim hususundaki beyanlar denetlenmeli, taksime dayanan taraf taksimin varlığını, kimler arasında yapıldığını, kime neresinin düştüğünü kanıtlayamadığı takdirde tespit günü itibari ile taşınmazlardaki hangi payların kime temlik edildiği belirlenmeli, Kadastro tespitinin yapıldığı tarihten sonraki satışlara görev yönünden Kadastro Mahkemesinde değer verilmeyeceği göz önünde bulundurulmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı … ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 29.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.