Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/5774 E. 2011/1747 K. 08.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5774
KARAR NO : 2011/1747
KARAR TARİHİ : 08.04.2011

MAHKEMESİ : … KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … ada … parsel sayılı 1716,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı O.. A.. adına, … ada … parsel sayılı 46,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenlerle davalı M.. A.. adına, … ada … parsel sayılı 4793,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise irsen intikal ve eşit paylarla davalılar M.. A.. ve S.. A.. adlarına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı M.. A.., yasal süresi içinde, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı M.. A.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların öncesinin tarafların kök murisi … oğlu …’e aitken ölümü ile … mirasçıları arasında yapılan taksimde davalıların miras bırakanı …’ya O’ndan da davalılara kaldığı kabul edilmek sureti ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, taşınmazların babası …’dan mirasçılarına kaldığı iddiasına dayanmış olup, davalı taraf ise taksimen miras bırakanları …’ye O’ndan da kendilerine kaldığını savunmaktadır. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazların, kök muris …’ten mi yoksa davacının babası Üzeyir’den mi geldiği, kök muris Mehmet’ten gelmekte ise mirasçıları arasında yöntemine uygun taksim yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Toplanan deliller bu hususları aydınlatmaya yeterli olmadığı gibi, tespite aykırı sonuca ulaşıldığı halde tespit bilirkişilerinin tamamı dinlenilmek suretiyle aykırılığın giderilmesi de düşünülmemiştir. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için kök muris … oğlu …’in ölüm gününde terekesine dahil olan tüm taşınmaz mallara ait kadastro tutanaklarının örnekleri dosya içine getirtilmeli, kök muris Mehmet’in ölüm tarihi ile mirasçılarının kimler olduğu kesin olarak belirlenmeli, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yeniden keşif
yapılmalıdır. Keşfe katılacak yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazların kimden geldiği, kim tarafından kullanıldıkları, kök muris Mehmet’ten gelmekte iseler Mehmet’in ölüm gününde terekesine dahil olan taşınmazların hangileri olduğu, akıbetlerinin ne olduğu, kimlerin adına tespit edildikleri, mirasçıları arasında usulen taksim olup olmadığı, taksim varsa kimlerin payına hangi taşınmazların düştüğü, taşınmaz almayan mirasçısı varsa miras hissesine karşılık ne aldığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri, gerektiğinde komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, taraflar arasında aynı hukuki sebebe dayalı olarak açılmış davalar var ise biri hakkında verilecek hüküm diğerlerini de etkileyeceği göz önüne alınarak, dava dosyalarının birleştirilmesi gerekip gerekmediği üzerinde durulmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.