YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/580
KARAR NO : 2010/4706
KARAR TARİHİ : 02.07.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 112 ada 7 parsel sayılı 3467,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle arsa niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılar yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 112 ada 7 sayılı parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazda üzerinde, zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.Taşınmazın tespiti arsa niteliği ile yapılmış olup, bitişiğinde Hazine adına tespiti yapılan ve kesinleşen ham toprak niteliğindeki taşınmaz bulunmakta olup, ziraatçı bilirkişi raporunda yer alan taşınmaz üzerinde davacının iktisabına elverişli zilyetliğinin bulunup bulunmadığına dair tespitler de çelişkilidir. Yine, zilyetlik tanığı dinlenilmemiş, taşınmazın üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi, ekonomik amaca uygun olup olmadığı, zilyetliğin niteliği belirlenmediği gibi, taşınmazın cinsinin ham toprak mı, yoksa tarım arazisi mi, olduğu hususunda tereddüte yer bırakmayacak şekilde bir tespit yapılmamıştır. Doğru sonuca ulaşabilmek için; mahallinde üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu ile yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın özelliklerini gösterir fotoğrafları çektirilmeli, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenilmeli, tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinin, niteliğinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde kimin ne zamandan beri ne şekilde zilyet olduğu, zilyetliğin ekonomik amaca uygun olarak sürdürülüp sürdürülmediği ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, gerektiğinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, ziratçı bilirkişi kurulundan ise, taşınmazın niteliğini belirtir ayrıntılı rapor istenilmeli, bundan sonra davacı yararına edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 02.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.