YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/599
KARAR NO : 2010/550
KARAR TARİHİ : 02.02.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 856 ada 6, 866 ada 26, 983 ada 16, 38, 1044 ada 1, ve 1042 ada 3 parsel sayılı 25802.75, 5551.97, 14194.16, 7795.80, 29464.01 ve 23846.97 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 856 ada 6, 866 ada 26, 938 ada 38 ve 1042 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar Toprak Komisyonunca oluşturulan tapu kaydı nedeniyle davacı-davalı Hazine adına, 983 ada 16 sayılı parsel tescil ilamı ile oluşan tapu kaydı, 1044 ada 1 sayılı parsel ise Toprak Komisyonunca oluşturulan Tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı-davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı-davalı Hazine temsilcisi, yasal süresi içinde tapu kaydına, davacı-davalı … ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı-davalı Hazine’nin davasının reddine, davacı-davalı … Yıdız’ın davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 866 ada 26, 983 ada 16, 38; 1041 ada 1 ve 1042 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar ile 856 ada 6 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün davacı-davalı … adına, 856 ada 60 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün ise davacı-davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, göre davacı-davalı Hazine vekilinin 866 ada 26 ve 1042 ada 3 sayılı parsellere yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellerle ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Davacı-davalı Hazine vekilinin 1044 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyizine gelince; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davacı-davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, hükümde çekişmeli taşınmazın parsel numarasının “1041 parsel” olarak yanlış yazılmış olması isabetsiz olup, bozma nedeni ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 2.satırındaki “1041” sayısının çıkartılarak yerine “1044” sayısı yazılmak suretiyle ve 1044 ada 1 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA,
3- Davacı-davalı Hazine vekilinin 856 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyizine gelince; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davacı-davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, çekişmeli taşınmazın parsel numarasının yanlış yazılması isabetsiz olup bozma nedeni ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının 23.satırındaki “60” ibaresinin çıkartılarak yerine “6” ibaresi yazılmak suretiyle ve 856 ada 6 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA,
4- Davacı-davalı Hazine vekilinin 983 ada 16 ve 38 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyizine gelince Mahkemece, dava konusu taşınmazların davalıya ait tapu kaydı kapsamında kalmadığı, davalı tapusunun dava dışı 983 ada 21 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı, Hazineye ait tapu kaydının ise taşınmazların bir kısmını kapsadığı, Hazine’nin dayanağı olan tapu kaydının tesisinden itibaren geriye doğru davalı lehine 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap süresinin gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz olup, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazlar Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalarda 1646 ve 1649 sayılı belirtmelik parseli olarak belirlenmiş olup, Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesinin 4.6.1958 tarih ve 1954/65-1958/37 sayılı mahkeme kararı uygulanarak ve tescil ilamında belirtilen sınırların değişebilir olduğu kabul edilerek oluşan 1646 sayılı belirtmelik parseli, 3065 ve 3066 sayılı parsellere ifraz edilmiş, 3065 sayılı parsel Tevfik Yıldız adına ayrılmış, 3066 sayılı parsel ise 02.01.1964 tarih 274 sıra sayılı tapu kaydı ile Hazine adına tapuya bağlanmıştır. 1649 sayılı parsel ise firari ve mütegayyip eşhastan metruk olduğu gerekçesiyle 02.01.1964 tarih 276 sıra sayılı tapu kaydı ile Hazine adına tapuya bağlanmıştır. Davacı Hazine’nin dayanağını oluşturan tapu kayıtları 14250 metrekare yüzölçümündeki 02.01.1964 tarih 274 sıra sayılı tapu ile 30750 metrekare yüzölçümündeki 02.01.1964 tarih 276 sıra sayılı tapu kayıtlarıdır. Davalı tarafın dayanağını oluşturan 17200 metrekare yüzölçümündeki 19.04.1966 tarih ve 27 sıra sayılı tapu kaydı Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.06.1958 tarih ve 1954/65-1958/37 sayılı mahkeme kararı ile oluştuğu halde mahkemece tapunun dayanağı tescil ilamı ve krokisi getirtilmemiş, Hazine’nin dayanağı olan tapu kayıtlarının kapsamı da tevzi haritalarından yararlanılmak suretiyle saptanmamıştır. Toprak Komisyonunca, davalının dayanağı olan tapu kaydının oluşum nedeni olan tescil ilamında belirtilen sınırlardan güney sınırının mera olması nedeniyle Hazine’nin dayanağı tapu kayıtlarından 2.1.1964 tarih 274 sıra sayılı tapu kaydının oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle Hazine tapularının dayanağı belirtmelik tutanağı ve haritası ile davalı tapusunun dayanağı tescil ilamı ile varsa haritası getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler ve teknik bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tarafların dayanağı olan tapu kayıtları ve haritalarının kadastro paftasıyla ölçeklerinin eşitlenip çakıştırılması suretiyle kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmelidir. Davalı tarafın dayanağı tapu kaydının tescil krokisinin bulunmaması veya uygulama kabiliyetinin olmaması durumunda ise tapu kaydının değişebilir sınırlı olduğu ve miktarı ile geçerli olacağı düşünülmelidir. Belirtilen şekilde yapılan uygulama sonunda, davalı tarafın dayanağı tapu kaydı ve tescil krokisi kapsamında kalan kısmın davalı adına, Hazine tapusu kapsamında kalan kısmın ise tescil tapusunun ihdas tarihi ile Hazine tapusunun tesis tarihi arasında 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmaması nedeniyle Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Yapılan uygulama sonunda çekişmeli taşınmazın davalı ve Hazine tapusu kapsamı dışında kalan bölümü var ise; bu bölüm yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının davalı yararına oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile 983 ada 16 ve 38 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükmün BOZULMASINA, 02.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.