Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/6075 E. 2011/2866 K. 23.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6075
KARAR NO : 2011/2866
KARAR TARİHİ : 23.05.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 27 parsel sayılı 3014.18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı …, tapu kaydı ve miras yolu ile gelen hakka ve ayrıca satın almaya dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın … … … adına kayıtlı tapu kayıtları kapsamında kaldığı, ortak miras bırakan … … …’nın 100 yıl önce vefat ettiği taşınmazın en az 60 yıldır … … ve … tarafından kullanıldığı, uzun süreli kullanımın taksime karine sayılacağı davacının bu durumun aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, çekişmeli taşınmazın T.Sani 1291 tarih 218, 219, 220 nolu tapu kayıtları ile kök miras bırakan … … …’dan geldiğini, mirasçılardan İsmet’in payını da miras bırakan anneannesi …’nin satın aldığını iddia ederek dava açmıştır. Davalı taraf ise taşınmazda kendilerinin 50-60 yıldır zilyet olduklarını savunmuştur. Yargılama sırasında davalılardan …, taşınmazın paylaşıldığını ileri sürmüş ise de öncesinin kime ait olduğu konusunda beyanı alınmamıştır. Bu durumda uyuşmazlık, taşınmazın tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı ve … … … gelip gelmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece dayanak tapuları niteliklerine göre yöntemince uygulanmamış, kapsamları kesin olarak belirlenmemiş, taksim olgusuna dayanılarak hüküm kurulmuştur. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında mahallini iyi bilen, yansız yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile yeniden keşif yapılarak davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları taşınmaza uygulanmalı, komşu parsel tutanak suretleri ve dayanakları ile tanık ve mahalli bilirkişi beyanları denetlenmeli, çekişmeli taşınmazın dayanak tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı tespit edilmeli, tapu kayıtları kapsamında kaldığı ya da kayıtların kapsamı dışında kalmakla birlikte … … …’dan geldiğinin anlaşılması halinde mirasçılar arasında yöntemine uygun şekilde paylaşılıp
paylaşılmadığı sorulup saptanmalı, bu konudaki deliller değerlendirilmeli, insan ömrünü aşan süreye ulaşan uzun süreli zilyetliğin, paylaşmaya karine oluşturacağı da göz önünde bulundurulmalı, bundan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 23.05.2011 gününde oy birliği ile karar verildi.