YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6076
KARAR NO : 2011/2867
KARAR TARİHİ : 23.05.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 124 ada 29 parsel sayılı 672.32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bağışlama ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ve … adlarına eşit payla tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın ortak murisleri … … …’dan geldiğini, paylaşılmadığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 124 ada 29 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 353.08 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davalı … ve … adlarına, (B) harfi ile gösterilen 319.24 metrekare yüzölçümündeki bölümün ise ölü … … … adına tesciline karar karar verilmiş; hüküm, davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 124 ada 29 sayılı parselin fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen temyize konu bölümünün davacının murisi … …’den geldiği, hibeye konu edilmediği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davalı delil olarak 22.8.2003 tarihli hibe senedine dayanmış olup mahkemece bu hibe senedi yöntemine uygun şekilde mahallinde uygulanmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle taşınmazın başında, mahallini iyi bilen yansız kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıkları ile yeniden keşif yapılmak suretiyle davalı …’ün dayandığı senet zemine uygulanarak dava konusu taşınmazın temyize konu bölümünün senet kapsamında olup olmadığı belirlenmeli, bu bölümün hibe edilip edilmediği kesin olarak ortaya konulmalı, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de dinlenmek suretiyle çelişki giderilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı …’ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.05.2011 günü oybirliği ile karar verildi.