YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6138
KARAR NO : 2011/3659
KARAR TARİHİ : 20.06.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 61 parsel sayılı 24144.07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına ve taksim iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uymadığı ve zilyetliği de bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamı yöntemine uygun şekilde araştırılmamış, komşu parsellere ait kayıt ve belgelerden yararlanılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle komşu 60 ve 95 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu kayıtları tüm tesis ve tedavülleriyle birlikte getirtilmeli, komşu 20 parsel sayılı taşınmazın derdest dosyası celbedilip incelenmeli, bundan sonra, çekişmeli taşınmazı ve çevreyi iyi bilen, yaşlı ve yansız 3 kişilik mahalli bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımı ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı; keşifte yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından, davacının tutunduğu tapu kaydının mevki ve sınırları hususunda ayrıntılı bilgi alınmalı, komşu parsel tutanakları ve dayanak kayıtları ile tanık ve bilirkişi beyanları denetlenmeli, fen bilirkişisinden tapu kaydı sınırlarındaki kişi yerlerini raporunda göstermesi istenmeli, tapu kaydının kapsamı kesin olarak tespit edilmeye çalışılmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte incelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan biçimde inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 20.6.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.