YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6141
KARAR NO : 2011/2387
KARAR TARİHİ : 05.05.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 23.03.2010 gün ve saatte temyiz eden … vekili Avuka…ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 140 ada 14, 56, 83, 84, 85, 86 ve 87 parsel sayılı sırası ile 30.081,06 m2, 8.753,99 m2, 4.301,61 m2, 4.116,13 m2 4.228,47 m2, 3.202,50 m2 ve 3551,11 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, zilyetleri tarafından zilyetliklerinin terkedildiğinden söz edilerek tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılardan … 140 ada 83, 84, 85, 86 ve 87 parsel sayılı taşınmazlar, davacı … ise 140 ada 14, 56 ve 87 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacıların davalarının reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazlar üzerinde davacı tarafın ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı ve yararlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının oluşmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Tüm dosya kapsamı ve keşifte dinlenilen yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişilerinin beyanları ile mahkeme gözlemi ve ziraatçı bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazlar üzerinde ekonomik amaca uygun olarak sürdürülen zilyetlik bulunmadığı ve taşınmazların tarıma elverişli bulunmadığı belirlenmiş olduğundan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacı tarafça yargılama aşamasında 18.01.1996 tarih 9 numaralı tapu kaydına da dayanılmış olduğu halde … adına Kangal Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 10.11.1992 tarih 1982/237 Esas, 1982/351 Karar sayılı ilamı ile oluştuğu anlaşılan davacı taraf dayanağı tapu kaydı, dayanağı olan tescil ilamı ve krokisi getirtilmek suretiyle taşınmaza uygulanmamış ve kapsamı belirlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için Kangal Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 10.11.1992 tarih 1982/237 Esas, 1982/351 Karar sayılı ilamı ve krokisi getirtilmeli, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve fen bilirkişisi huzuru ile yapılacak keşif sırasında davacı tarafın dayandığı tapu kaydı ve
haritası uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmeli; tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin olmaması halinde tapu kaydının sınırlarına itibar edilmelidir. Tapu kaydının sınırları yerel bilirkişilere tek tek okunarak zeminde göstertilmesi sağlanmalı, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtlarda yazılı olup, yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bundan sonra taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu yön göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 750.00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, 05.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.