Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/6188 E. 2010/5698 K. 04.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6188
KARAR NO : 2010/5698
KARAR TARİHİ : 04.10.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 100 parsel sayılı 1903.60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen ve taksimen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde tapu kayıtlarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 103 ada 100 sayılı parselin tespit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Davacı Hazinenin dayanağı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uymadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine, 15.09.1961 tarih 22, 23, 25, 26, 27, 28 ve 33 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayanmıştır. Mahkemece davacı Hazine’nin dayanağı olan tapu kayıtlarının tüm oluşum belgeleri getirtilmemiş, mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamları belirlenmemiş; hükmen oluşan tapu kayıtlarının haritasının bulunup bulunmadığı araştırılmamış; uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesine göre kayıt ve belgelerin harita, plan ve krokiye dayanması halinde bu kaydın kapsamı dayanılan harita, plan ve krokideki sınırlara itibar edilmek suretiyle belirlenir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle dayanılan tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ve varsa haritaları ve tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında Hazinenin dayandığı tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup, kayıtlarda yazılı hudutlar mahalli bilirkişilere sorularak zeminde tek tek göstertilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremedikleri hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, davacı Hazinenin dayanağı tapu kayıtlarının oluşum nedeninde belirtilen 1947 tarihinde ölen ve mirası Hazine’ye intikal eden … oğlu … … yerlerinin neresi olduğu açıklığa kavuşturulmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel
tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının ve varsa haritasının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, Hazinenin aynı iddia ile açtığı ve derdest bulunan tüm davaların birleştirilmesi hususu düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 04.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.