YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6403
KARAR NO : 2010/5272
KARAR TARİHİ : 20.09.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 396 ada 1 parsel sayılı 51.570,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadim kullanım ve kadastro komisyonu kararı ile mera olarak tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı … adına, geriye kalan bölümün tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın çevresinde davacı ve kardeşine ait taşınmazlar olduğu ve bu taşınmazların tespitlerinin kesinleştiği, bahçe niteliğinde sulu tarım arazisi olan taşınmazın davacı ve öncesinde murislerince kullanıldığı, davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde yazılı koşulların gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlık çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı yönündedir. Çekişmeli taşınmaza komşu 396 ada 7 sayılı parselin tespitinin dayanağı olan tapu kaydının tevzii yolu ile oluştuğu ve dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede Toprak Komisyonunca çalışma yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu parsele ait tapu kaydı çekişmeli taşınmaz yönünü “mera” okumaktadır. Mahkemece Toprak Komisyonunca düzenlenen belirtmelik ve haritalar getirtilmemiş, toprak komisyonu çalışması ile kadastro çalışmaları arasında paralellik kurulmamış, inceleme bu yönü ile eksik kalmıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde toprak tevzii komisyonunca yapılan çalışmalar sonucu oluşan belirtmelik tutanağı, tablendikatif ile tevzii paftası ve çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin tespitlerinin dayanağı olan kayıtların oluşum belgeleri ile tesisinden itibaren tüm tedavülleri dosya içine alınmalıdır. Dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde keşif yapılmalı ve keşifte toprak komisyonu haritası ile kadastro paftası ölçekleri eşitlenip çakıştırılarak yapılacak uygulama sonunda, teknik bilirkişiden çekişmeli taşınmaz üzerinde Toprak Tevzii Komisyonunca ne gibi işlem yapıldığı ve çekişmeli taşınmazın konumunu gösterir ayrıntılı ve gerekçeli kroki ve rapor alınmalıdır. Uzman ziraat mühendisi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü konusunda ayrıntılı bilgi
alınmalı, taşınmazın komşu parsel kayıtlarından da yararlanılarak niteliği kesin olarak saptanmalıdır. Keşifte taşınmazın fotoğrafları çekilerek onaylanmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tamamı ile belirtmelik bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 20.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.