YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6429
KARAR NO : 2011/4686
KARAR TARİHİ : 22.09.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 6 parsel sayılı 4445.34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, 102 ada 2 parsel sayılı 5174.16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise tapu kaydı, rızai paylaşım ve satın alma nedeni ile davalı-davacı … adına, 102 ada 1 parsel sayılı 1749.67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenlerle davalı … adına tespit edilmiş 102 ada 2 sayılı parsel tutanağının beyanlar hanesinde üzerindeki evin …’e ait olduğu belirtilmiştir. Davacı …, 101 ada 6 ve 102 ada 2 parsel sayılı taşınmazların kayınpederinden intikal ettiğini ve kendisinin de payı bulunduğunu, 101 ada 6 sayılı parselin yaklaşık 3 dönümlük kısmının, 102 ada 2 sayılı parselde ise ev ve ev yerinin kendisine ait olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Davacı … ise kadastro paftasında kendisine ait 102 ada 2 ve 113 ada 2 sayılı parseller arasında gösterilen yolun zeminde mevcut olmadığını belirterek bu bölümün adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı …’in davasının reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tescillerine, …’in davası yönünden mahkemenin görevsizliğine, 102 ada 1 sayılı parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … ve davalı-davacı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı …’in 113 ada 2 sayılı parsel ile 102 ada 2 parsel sayılı taşınmaz arasında bulunan yola ilişkin davası yönünden; dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- 102 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 12.12.1958 tarih ve 30 sıra numaralı sicilde tescil yolu ile oluşan tapu kaydından gelen davalı … adına kayıtlı dava dışı 113 ada 1 ve 2 sayılı parsellere revizyon gören 26.09.1998 tarih ve 2 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiş olup mahkemece bu gerekçe ile oluşturulan hükümde isabetsizlik bulunmadığından davacı …’in temyiz itirazlarının reddi ile 102 ada 2 sayılı parsel hakkındaki hükmün ONANMASINA,
3- Davacı …’in 101 ada 6 sayılı parsel hakkında oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; sözü edilen taşınmaz, tutanağı askı ilanına alınmadan önce zilyetliğe dayalı olarak … adına tespit edilmiş iken …’in itirazı üzerine zilyetliğe dayanılarak bu kez Ünzile adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın 3 dönümlük bölümü hakkında dava açmıştır. Taşınmazın (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerinin … adına kayıtlı bulunan 26.09.1998 tarih ve 2 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiş olup, mahkemenin buna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Mahkemece taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile işaretli bölümü üzerinde davalı yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, keşif sonucu fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda davacı …’in dava ettiği 3 dönümlük yerin taşınmazın hangi bölümüne isabet ettiği gösterilmediği gibi, bilirkişi ve tanık beyanlarında taşınmazın öncesinin davalı …’in eşi … ’e ait olup, O’nun tarafından davacı …’nın eşi … ’e verildiği belirtilmesine rağmen …’in zilyetliğinin hangi sebebe dayalı olduğu üzerinde de durulmamış olması nedeniyle, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, Mahkemece taşınmaz başında yaşlı, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmak suretiyle dava konusu edilen 3 dönümlük yerin 101 ada 6 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen bölümü içinde kalıp kalmadığı belirlenmelidir. Bundan sonra dinlenilecek yansız bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, zilyetliğin ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında çelişki doğması halinde çelişkinin giderilmesine çalışılmalı; tespit bilirkişileri ile komisyon incelemesinde dinlenen tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenilerek beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.