YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6561
KARAR NO : 2010/5335
KARAR TARİHİ : 21.09.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Taraf tapularının çekişmeli taşınmazla ilgili olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, taşınmazla ilgili yöntemince mera ve zilyetlik araştırması yapılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 1191 parsel sayılı taşınmazın; fen bilirkişi rapor ve krokisinde (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen bölümlerinin davalı … Bedir mirasçıları adlarına payları oranında tescillerine karar verilmiş; hüküm, müdahil Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, davalı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğuna göre, bozma kararında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin yerine getirilmesi zorunludur. Hükmüne uyulan bozma ilamında “taraf tapularının çekişmeli taşınmazla ilgisinin bulunmaması nedeniyle yöntemince mera araştırması yapılması ve zilyetlik hususunun araştırılması” gereklerine işaret edilmesine rağmen, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Mahkemece, taşınmazın niteliği ile ilgili olarak usulüne uygun mera araştırması yapılmamış, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, taşınmazın sınırında dere olmasına rağmen Jeolog bilirkişiden taşınmazın dere yatağı olup olmadığı ya da dereden kazanılıp kazanılmadığı konusunda rapor alınmamış, çekişmeli taşınmazın her yönünden tüm özelliklerini gösterir fotoğrafları çektirilmemiş, zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi yöntemince araştırılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ve Jeolog bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında; bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın ilk maliki, intikali ve tasarrufu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması
halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, çekişmeli taşınmazın mera haritası kapsamında kalıp kalmadığı yöntemince belirlenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yargılama boyunca dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, gerektiğinde komşu taşınmazların malikleri tanık olarak çağrılıp beyanlarına başvurulmalı, Jeolog bilirkişiden taşınmazın dere yatağı olup olmadığı ya da dereden kazanılıp kazanılmadığı ile ilgili, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ise çekişmeli taşınmazın niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın her yönünden tüm özelliklerini gösterir fotoğrafları çektirilmeli, davalının belgesiz olarak, aynı çalışma alanı içinde taşınmaz iktisap edip etmediği sorulmak suretiyle miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 21.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.