YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7339
KARAR NO : 2011/4161
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : HAZİNE, …
DAVA TÜRÜ : TESPİTE İTİRAZ
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, tapu kaydına dayanarak kadastro çalışmalarında yol boşluğu olarak tespit dışı bırakılan 292.02 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın adına tescili istemi ile Hazine ve … Köyü Tüzel Kişiliğini hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişisinin 11.07.2009 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 292.02 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın, dayanılan tapu kaydı kapsamında kaldığı ve davacının zilyetliğinde olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır. Davacı tarafın delil olarak dayandığı tapu kaydı tescil ilamı ile oluşmuş olup davacı tapusunun dayanağı harita kadastro paftası ile sabit sınırlardan başlayarak yöntemince çakıştırılmamış, tapu kaydı kapsamı haritasına göre kesin olarak tespit edilmemiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20.maddesi uyarınca kayıt ve belgeler harita, plan ve krokiye dayanmakta ise bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise harita, plan ve krokideki sınırlara itibar olunacaktır. Doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece davacı tapusunun dayanağı harita kadastro paftası ile sabit sınırlardan başlayarak yöntemince çakıştırılmalı; tapu kaydı kapsamı, haritasına göre kesin olarak tespit edilmeli, fen bilirkişisine keşfi ve uygulamayı gösterir gerekçeli rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek eksik inceleme, araştırma ve uygulama ile hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 11.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.