YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7346
KARAR NO : 2011/4163
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dava konusu 113 ada 65 parsel sayılı taşınmaz tarla vasfında olduğu, ancak maliki tespit edilemediği gerekçesiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına dayanarak taşınmazın kadastroca oluşan tapu kaydının iptali ve adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 113 ada 65 ve 66 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) 113 ada 66 parsel sayılı taşınmaz hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı halde, bu taşınmazın da dava konusu kabul edilerek tapu kaydının iptaline karar verilmesi isabetsiz olup, Hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile 113 ada 66 sayılı parsel hakkındaki hükmün BOZULMASINA,
2) Mahkemece davacı tarafın dayandığı tapu kaydının 113 ada 65 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Dayanak tapu kaydının kapsamı içinde kaldığı bildirilen 113 ada 65 ve dava dışı 66 parsel sayılı taşınmazları çevreleyen parsellerin tutanak suretleri ile, kesinleşmişlerse tapu kayıtları ve varsa dayanak kayıtları celbedilmemiş, usulüne uygun olarak tapu kaydı uygulaması yapılmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için sözü edilen taşınmazları çevreleyen parsellerin tutanak suretleri ve kesinleşmişse tapu kayıtları ile varsa dayanak kayıtları tesisinden itibaren celbedilmeli, yaşlı yansız mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları ve teknik bilirkişiler hazır olduğu halde HUMK’nun 258.maddesi uyarınca taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, davacının dayandığı tapu kaydının haritası bulunmakta ise 3402 sayılı Yasa’nın 20/A maddesi uyarınca kapsamı haritasına göre belirlenmeli, yoksa yerel bilirkişi ve tanıklara sınırları tek tek okunmak suretiyle uygulanıp kapsamı belirlenmeli, bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazlara ait tutanak ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, teknik bilirkişiden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli ayrıntılı ve krokili rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yönler gözardı edildiği gibi kabule göre de davacının paylı tapu kaydına dayanmış olması nedeniyle davanın payı ile sınırlı olarak görülmesi gerekirken taşınmazın tamamının davacı adına tesciline karar verilmiş olması da isabetsiz olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile 65 sayılı parsel hakkındaki hükmün de BOZULMASINA,11.7.2011 günü oybirliği ile karar verildi.