YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7347
KARAR NO : 2011/4164
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dava konusu 297 ada 37 parsel sayılı taşınmaz, irsen intikal taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, tapu kaydına dayanarak taşınmazın kadastroca oluşan tapu kaydının iptali ve adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığı gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davalının zilyetliğinin fer’i nitelikte olduğu iddia edilmiş olduğu halde, davalının hazineye kira ödediği yerin dava konusu taşınmaz olup olmadığı, sorulup saptanmamış; zilyetliğin neye dayalı olduğu, çekişmeli taşınmazın kimden kime, ne şekilde intikal ettiği de kesin olarak belirlenmemiş olduğu gibi, yapılan tapu kaydı uygulaması da yetersizdir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için taşınmazın başında yöreyi iyi bilen, yansız, yaşlı mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler marifetiyle yeniden keşif yapılmalı, davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının kapsamı 3402 sayılı Yasa’nın 20. maddesi uyarınca kesin olarak belirlenmeli, yerel bilirkişiler tarafından bilinemeyen, gösterilemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı tanınmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanları, komşu taşınmazların tutanakları ve tesisinden itibaren getirtilecek dayanak kayıtları ile denetlenmeli, taşınmazın dayanılan tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı açıkça belirlenmeli, tapu kaydı kapsamı dışında kalması halinde kira kontratı uygulanmak suretiyle davalının Hazineye kira ödediği taşınmazın dava konusu taşınmaz olup olmadığı, davalı tarafın taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin asli mi, fer’i mi olduğu yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından sorulup saptanmalı, teknik bilirkişiye keşfi ve uygulamayı gösterir gerekçeli kroki ve rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.