YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7393
KARAR NO : 2011/3892
KARAR TARİHİ : 27.06.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dava konusu 162 ada 42 parsel sayılı 1570.76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılardan … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, dava dışı aynı ada 40 sayılı parsele uygulanan tapu kaydına dayanarak taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptali ve adına tescili istemi ile … ve …’u hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı … hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, … hakkında açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalılardan …’nın iptali istenen tapu kaydı maliki olmamasına göre … hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2- Mahkemece, dayanılan tapu kaydının davalı … adına tescil edilmiş bulunan taşınmazı kapsamadığı ve aradaki sınırın uzun yıllardır değişmediği gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ,inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Tarafların delil olarak dayandıkları Kadastro mahkemesinin 2006/855 Esas, 2009/943 Karar sayılı dosyası getirtilmemiş, davacı tarafın dayandığı tapu kaydı da tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek yöntemine uygun biçimde uygulanmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, davacı tarafın dayandığı tapu kaydı tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, çevreyi iyi bilen yaşlı, yansız mahalli bilirkişi, taraf tanıkları ve teknik bilirikişi hazır olduğu halde HUMK’nun 258.maddesi uyarınca taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanak tapu kaydının kapsamı kesin olarak tespit edilmeli, komşu parsellerin tutanak sureti ve dayanağı belgelerden yararlanmak suretiyle tanık ve mahalli bilirkişilerin beyanları denetlenmeli, teknik bilirkişiden keşfi ve uygulamayı gösterir gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.