YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7397
KARAR NO : 2010/6409
KARAR TARİHİ : 08.11.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 1011, 3803, 3822, 3823 ve 3824 parsel sayılı 60300, 55000, 94500, 20000 ve 21000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 3824 sayılı parsel 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiş, diğer parseller ise Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacı … … (…) … tarafından davalı Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğine karşı açılan tapu iptal, meni müdahale ve tescil davası ile Hazine tarafından davalı … …’a karşı açılan meni müdahale davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkeme aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellerin tutanakları ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacıların davasının kısmen kabulü ile; çekişme konusu 3822 ve 3803 sayılı parsellerin … … …’ın veraset ilamına göre mirasçıları adlarına (mirasçı …, … ve …’ın bu taşınmazlardaki paylarını mirasçı … …’ya devretmeleri de nazara alınarak bu mirasçıların payları … …’ya verilerek) miras payları oranında tesciline, 1011 sayılı parselin müdahil davacı Hayri … adına tesciline, 3824 sayılı parselin … … … mirasçıları adlarına veraset ilamındaki payları oranında tesciline, 3823 sayılı parsel hakkında davacılar davalarından vazgeçtiklerinden, Köy Tüzel Kişiliğinin de davasının reddi ile 3823 sayılı parselin Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davalı (Davacı) Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle çekişme konusu 1011, 3803 ve 3823 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA
2- Hazinenin 3824 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece taşınmazın … … … mirasçılarının zilyetliğinde bulunduğu ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; taşınmaz kadastro tespitinde Hazine adına tespit edilmiş, itiraz edilmediğinden tespit kesinleştirilerek tapuya tescil edilmiştir. Mahkemece taşınmazın tespit tarihinden önce açılan tapu iptal, tescil ve meni müdahale davasına konu edildiği kabul edilmiş ise de; Asliye Hukuk
Mahkemesine … … (…) … tarafından 17.7.1972 tarihinde verilen dava dilekçesinde sadece komisyonun 758 sayılı parseli dava konusu edilmiştir. 3824 sayılı parsel ise 1963 yılında yapılan Toprak Tevzi çalışmalarında 756 sayılı parsel olarak taşlık (ören yeri) olarak bırakılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/169 Esas sayılı dosyasında yapılan keşif sonucunda ibraz edilen fen bilirkişi krokisinde komisyonun 758 sayılı kadastronun 3822 sayılı parseli dava konusu olarak gösterilmiş, komisyonun 756 sayılı parseli ise bu taşınmazın güney sınırında komşu olarak gösterilmiştir. Aktarılan davanın 1979/169 Esas, 1986/156 Karar sayılı görevsizlik kararında da bu parsel dava konusu olarak gösterilmemiştir. Davacılar vekilinin sonradan dava edilen yerlerle ilgili olarak tefrikten önce Mahkemenin 1986/80 esas sayılı dosyasına verdiği dilekçede 3.sıradaki yer olarak 3824 sayılı parseli de dava ettiklerini bildirmiş, mahkemece de bu parsel dava konusu kabul edilmiştir.Oysa 3824 sayılı parsel aktarılan davanın konusu olmadığı halde hükme konu edilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile 3824 sayılı parsel hakkındaki hükmün BOZULMASINA
3- 3822 sayılı parsele yönelik Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece taşınmazın Hazine tapusunun tesisinden geriye 20 yılı aşkın … … (…) … ve mirasçılarının zilyetliğinde bulunduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmaz 1963 yılında yapılan Toprak Tevzi çalışmaları sırasında … … (…) …’ın zilyetliğinde ve 1936 tarih 325 tahrir numaralı vergi kaydı uygulanarak kayıt miktarı 757 parsel (kadastronun 3825 sayılı parseli) kayıt sahiplerine bırakılmış, kayıt “hali” okuduğundan kayıt fazlası bölüm 758 sayılı parsel olarak Hazine adına, 2.1.1964 tarih ve 559 sıra numarasıyla tapu kaydı oluşturulmuştur. Tespit tutanağı getirtilmemiş ise de dosya kapsamından taşınmazın güneyinde bulunan 3825 sayılı parsele 1936 tarih ve 325 tahrir numaralı 15000 metrekare yüzölçümlü vergi kaydı uygulanmak suretiyle 3825 sayılı parselin 14500 metrekare olarak malikleri adına tespit edildiği anlaşılmaktadır. 3822 sayılı parselin kuzey ve batı sınırlarında Toprak Tevzi komisyonunun 2748 sayılı parseli, mera niteliği ile orta malı olarak bırakılmıştır. Kadastro tespiti sırasında bu mera parseli 3793 sayılı parsel altında tespit edilmiştir. Taşınmaz mera parseli ile sınır bulunduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamıştır. Hazine adına tapu kaydı tesisinden önce taşınmazın mera niteliğinde olup olmadığı, bitişiğindeki mera parselinden açılıp açılmadığı , mera ile arasında ayırıcı unsur olup olmadığı yönündeki araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaza komşu 3793 ve 3825 sayılı parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve uzman 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuru ile keşif icra edilmelidir. Yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, taşınmazın öncesinde mera olup olmadığı,kuzey ve batı sınırından komşu bulunan mera parselinden ne suretle ayrıldığı,meradan açılıp açılmadığı, mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususları tek tek sorulup saptanmalı, yargılama sırasında dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı,mahkeme gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın eğimi, niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü ve özellikle çekişmeli taşınmaz ile komşusu 3793 sayılı mera parseli arasında doğal ya da yapay ayırıcı unsur olup olmadığı, mera parselinden nasıl ayrıldığı, öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı hususlarını içeren, çekişmeli taşınmaz ile komşu parselleri karşılaştırmalı
olarak değerlendiren, bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, raporda belirtilen hususların somutlaştırılması için, taşınmazı tüm yönleriyle gösterecek, fotoğrafları çekilmeli, bu fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz işaretlettirilmeli ve keşfe katılacak fen bilirkişisinden keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösterip açıklayan rapor alınmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 08.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.