Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/7423 E. 2011/6636 K. 27.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7423
KARAR NO : 2011/6636
KARAR TARİHİ : 27.10.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 105 ada 73 parsel sayılı 3949,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, yasal süresi içinde miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacılara meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen dava sebep ve delillerini ilk duruşmaya kadar dilekçe ile vermedikleri, ilk duruşmaya katılarak da bildirmedikleri gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Kadastro Kanunu’nun 28. maddesinin amacı,yargılama başlangıcında davacı tarafça davanın sebebinin ve bunu kanıtlamak için dayanılan delillerin bildirilmesinin sağlanmasıdır.Çekişmeli parselin kadastro tespiti; tarafların ortak miras bırakanından geldiği ve paylaşma sonucu davalıya düştüğü belirtilerek, davalı adına yapılmıştır. Davacılar, taşınmazda davalılarla birlikte paydaş olduklarını iddia ettiklerine göre davalı taraf paylaşmanın varlığını kanıtlamak zorundadır. Hal böyle olunca paylaşmayı kanıtlama konusunda delil bildirme yükümlülüğünün davalı tarafa ait olduğu gözönünde bulundurularak ve davanın esasına girilmek suretiyle araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, 3402 sayılı Yasa’nın 28. maddesine yanlış anlam yüklenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.