YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7734
KARAR NO : 2010/7635
KARAR TARİHİ : 21.12.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 9, 15, 24, 36, 52, 68, 80 ve 112 parsel sayılı 3314.05, 980.43, 335.02, 1024.19, 906.99, 1588.54, 1839.56 ve 5589.26 yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve ölü olduğu belirtilmek suretiyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 103 ada 9, 15, 24, 36, 52, 68, 80 ve 112 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesçillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, davacı Hazinenin dayanağı olan tapu kayıtlarından 15.09.1961 tarih 22, 23, 25, 26 ve 27 sıra sayılı tapu kayıtlarının çekişmeli 103 ada 9, 15, 24, 36, 52, 68 ve 80 parsel sayılı taşınmazları kapsamadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine, 15.09.1961 tarih 22, 23, 25, 26, 27, 28 ve 33 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayanmıştır. Mahkemece davacı Hazine’nin dayanağı olan tapu kayıtlarının tüm oluşum belgeleri getirtilmemiş, mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamları belirlenmemiş; hükmen oluşan tapu kayıtlarının haritasının bulunup bulunmadığı araştırılmamış; uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesine göre kayıt ve belgelerin harita, plan ve krokiye dayanması halinde bu kaydın kapsamı dayanılan harita, plan ve krokideki sınırlara itibar edilmek suretiyle belirlenir. Mahkemece davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kayıtları ve varsa haritaları getirilip mahalline uygulanmadan karar verilmiş olması yerinde bulunmamaktadır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle dayanılan tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve varsa haritaları ve tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında Hazinenin dayandığı tapu kayıtlarının oluşumundan itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup, kayıtlarda yazılı hudutlar mahalli bilirkişilere sorularak zeminde tek tek göstertilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremedikleri hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, davacı Hazinenin dayanağı tapu kayıtlarının oluşum nedeninde belirtilen … yerlerinin neresi olduğu açıklığa kavuşturulmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının ve varsa haritasının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle çekişmeli 103 ada 9, 15, 24, 36, 52, 68 ve 80 parsel sayılı taşınmazlara yönelik hükmün BOZULMASINA,
2- Davacı Hazine temsilcisinin 103 ada 112 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyizine gelince; çekişmeli 103 ada 112 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak açılmış başka bir davanın bulunduğu, bu davanın Kadastro Mahkemesinin 2004/2 Esasında kayıtlı olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Yargılamanın kısa zamanda en az masrafla ve en doğru şekilde sonuçlandırılması için bu davaların birlikte yürütülmesi gerekir. Mahkemece verilecek kararların birbirini etkileyeceği ve delillerin doğru değerlendirilmesi için her iki dosyanın birleştirilmesinden sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiği düşünülmeden davaların ayrı ayrı sürdürülüp sonuçlandırılmaya çalışılması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile 103 ada 112 parsel sayılı taşınmaza yönelik hükmün BOZULMASINA, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.