YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8096
KARAR NO : 2011/5688
KARAR TARİHİ : 13.10.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 101 ada 105 parsel sayılı 53151,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında …, aynı nedene dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yarglama sonunda davanın kısmen kabulüne, taşınmazın fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 897,39 metrekarelik bölümünün ifraz edilerek eşit paylarla davacı … ve müdahil davacı … adlarına, taşınmazın geriye kalan bölümünün ise davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece temyize konu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde lehine tescil kararı verilenler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.Yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın tamamında, tarım arazisi olarak davacıların zilyet olduğunu belirtmişlerdir. Ziraat bilirkişisi ise bu bölümün kuzey batısındaki çıkıntı yerinin ham toprak niteliğinde olduğunu belirtmiş olmasına rağmen bu yön üzerinde durulmamış, yerel bilirkişi ve dinlenen tespit bilirkişilerinin raporla çelişkili beyanlarına değer verilmiştir. Doğru sonuca varılması için üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu ile yeniden keşif yapılarak, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin niteliği ve sürdürülüş şekli saptanmalı, ziraat bilirkişilerinden taşınmazın tamamının niteliği konusunda yeniden ayrıntılı ve önceki ziraat bilirkişisi raporunu da irdeleyecek şekilde rapor alınmalı, temyize konu olan bölüm ile taşınmazın geriye kalan bölümü arasındaki sınırı da gösterecek şekilde çekilcek fotoğraflar üzerinde, temyiz konusu bölüm işaretlenmeli; mahkemenin, taşınmazın niteliği hakkındaki gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yön gözardı edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 13.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.