Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/8107 E. 2011/5033 K. 29.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8107
KARAR NO : 2011/5033
KARAR TARİHİ : 29.09.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 123 ada 164 parsel sayılı 8821,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen 27.5.2010 tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 2617,88 metrekarelik bölümünün ayrı bir parsel numarası ile …adına, aynı rapor ve krokide (B) harfi ile gösterilen 293,35 metrekarelik bölümün ayrı bir parsel numarası ile eşit paylarla …ve … adlarına, aynı rapor ve krokide (C) harfi ile gösterilen 1887,55 metrekarelik bölümün ayrı bir parsel numarası ile … adına tapuya kayıt ve tescili ile, aynı rapor ve krokide (D) harfi ile gösterilen 1208,45 metrekarelik bölümün ve (E) harfi ile gösterilen 2814,16 metrekarelik bölümün malik hanesinin aynı parsel numarası ile … olarak doldurulmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 123 ada 164 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti davalı olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle yapılmıştır. Tespitten önce davacılar tarafından açılan tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazın tespitinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5.maddesi hükmüne göre yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu suretle tespiti yapılan taşınmazın 30 günlük askı ilanının Kadastro Mahkemesince yapılması zorunlu olduğu halde Kadastro Mahkemesince yöntemine uygun şekilde askı ilanı yapılmamıştır. Askı ilanı yapılmadıkça ve Yasa’nın 11. maddesinde öngörülen 30 günlük süre dolmadıkça duruşmaya başlanması olanaksızdır. O halde öncelikle çekişmeli taşınmazla ilgili olarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 11 ve 27. maddelerinde öngörülen şekilde yöntemine uygun askı ilanı yapılmalı, askı ilan süresi dolduktan sonra davaya bakılmalıdır. Mahkemece bu olgular edilerek işin esasına girilmek suretiyle hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına 29.9.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.