Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/8340 E. 2010/7682 K. 24.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8340
KARAR NO : 2010/7682
KARAR TARİHİ : 24.12.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 403 ada 2, 4 ve 420 ada 44 parsel sayılı 70322,10, 52,59 ve 12873,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacı … tarafından davalılar Hazine ve … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi ve mera tahsisinin iptali davası taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda 403 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın reddine, çekişmeli taşınmazın davalı … Belediyesi Tüzel Kişiliği adına mera niteliği ile tesçiline, 403 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonu tespitinin iptaline, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 08.09.2008 tarihli krokide (B) harfi ile gösterilen 55194,15 metrekare yüzölçümündeki bölümünün 403 ada 2 parsel numarası ile, (A) harfi ile gösterilen 8437,72 metrekare yüzölçümündeki bölümünün 403 adanın son parsel numarası verilmek suretiyle mera niteliğiyle Bismil Belediyesi Tüzel Kişiliği adına tesçiline, aynı raporda yol olarak gösterilen 6690,23 metrekare yüzölçümündeki bölümünün yola terkinine, 22.04.2009 tarihli fen bilirkişi raporu ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 14322,10 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise davacı Zekiye Arslan mirasçıları adlarına paylı olarak tesçiline, çekişmeli 420 ada 44 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonu tespitinin iptali ile davacı … mirasçıları ve müdahil davacılar adlarına paylı olarak tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … vekili, davacı … vekili, davacılardan …, …, …, … ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli 420 ada 44 parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
Çekişmeli 403 ada 2 ve 4 parsellerle ilgili temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, çekişmeli 403 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 403 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 08.09.2008 tarihli krokide (A) ve (B) harfleriyle gösterilen bölümlerinin mera, 22.04.2009 tarihli fen bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen bölümünün ise tarım arazisi olduğu ve davacılar lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmadığı gibi hükmün infaz kaabiliyeti de bulunmamaktadır. Öncelikle 403 ada 2 parselin tamamı hakkında 08.09.2008 tarihli fen bilirkişi krokisine göre (A), (B) ve yol bölümlerinden söz edilerek hüküm kurulmuş, bilahare sözü edilen parselin 22.04.2009 tarihli krokide (B) harfi ile gösterilen bölümü hakkında da mükerreren hüküm kurularak birbiri ile çelişen ve infazı kabil olmayan hüküm oluşturulmuştur. İşin esası yönünden yapılan araştırma da hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Dinlenen yerel bilirkişi, tanık beyanları ve teknik bilirkişi raporuna göre 403 ada 2 ve 4 parsellerin öncesinin kadim mera olduğuna dair bir bulguya rastlanmamıştır. Mahkemece taşınmazlar hakkında yöntemine uygun mera araştırması yapılmadığı gibi 403 ada 2 parselin 22.04.2009 tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen 56000,00 metrekare yüzölçümündeki bölümüne uyduğu kabul edilen ve Hazine adına oluşturulan vergi kaydında taşınmazın susuz tarla vasfında olduğu ve …’ın işgalinde olduğu belirtildiği halde vergi kaydının oluşum nedeni ve …’ın işgalci olarak gösterilmesi sebebi üzerinde durulmamış, … mirasçılarından asli zilyetlik konusundaki delilleri sorulup saptanmamış, davacıların dayandığı Şubat 1939 tarih 3 sıra numaralı tapudan gelen 22.08.1957 tarih 92 sıra numaralı tapu kaydı kapsamı Hazine’nin satış belgeleri ve istimlak haritalarından yararlanılarak belirlenmemiş, anılan tapu kaydının Toprak Tevzi Komisyonunca 622 ve 623 belirtmelik parsellerine uygulandığı göz önünde bulundurulmamıştır. Yine Hazine adına kayıtlı 1938 tarih 43 tahrir numaralı vergi kaydında … işgalci olarak göründüğüne göre …’dan gelen hakka dayanan kişilerin kayıtta işgalci olarak görünmeleri karşısında Toprak Tevzi Komisyonun çalıştığı ve taşınmazı mera olarak tahsis ettiği 1964 yılından önce asli zilyet olduklarını kanıtlama yükümlülükleri vardır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler, davacı tarafın dayanağı olan tapu kayıtlarının oluşum belgeleri, istimlak haritaları, Hazine’nin satış belgeleri, vergi kaydının oluşum belgeleri, yol olarak terkinine karar verilen bölüme ilişkin kamulaştırma belgeleri ve haritası getirtilip, … mirasçılarından asli zilyetlik konusundaki delilleri sorulup toplandıktan sonra, taşınmazlar başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında, dinlenecek yansız bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların öncesinin ne olduğu, taşınmazlar üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettikleri, öncelerinin kamu orta malı mera niteliği taşıyıp taşımadığı ve çevrelerinde kamu orta malı mera bulunup bulunmadığı, 22.04.2009 tarihli krokide 624 (A) olarak gösterilen bölüme uyduğu kabul edilen Hazine’ye ait vergi kaydında malik Hazine, … işgalci olarak gösterildiği halde sözü edilen vergi kaydının batı hududunun krokide (B) harfi ile gösterilen bölümü Hazine ve … vereseleri olarak okuma sebebi, …’ın o bölüm üzerinde de fer’i zilyet olup olmadığı, yine vergi kaydında …’ın neden işgalci olarak gösterildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, davacı ve davalıların dayandığı tapu kayıtları ve dayanağı olan tüm belgeler ile vergi kayıtları oluşumlarından itibaren tüm tedavülleriyle okunup, kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdikleri hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, yerel bilirkişiler ile tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sebebi sütununda yazılı beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmeli, tespit bilirkişileri ve yerel bilirkişi beyanları arasında çelişki olması durumunda yüzleştirme yapılmak sureti ile çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, Hazine’nin satış belgeleri ve istimlak haritalarından yararlanılarak 22.08.1957 tarih 92 sıra numaralı tapu kaydı kapsamı belirlenmeli, anılan tapu kaydının Toprak Tevzi Komisyonunca 622 ve 623 belirtmelik parsellerine uygulandığı göz önünde bulundurulmalı, 403 ada 2 parselin yol olarak terkinine karar verilen bölümüne ilişkin kamulaştırma haritası uygulanmalı, teknik bilirkişiden çekişmeli taşınmazları tüm komşu parseller ile birlikte gösterir ve uygulamayı ve keşfi izlemeye olanak sağlar nitelikte harita ve rapor istenmeli, 3 kişilik zirai bilirkişi kurulundan 403 ada 2 ve 4 parsellerin eğimleri, toprak yapıları, komşu parsellerle ayırıcı unsurların bulunup bulunmadığı, bitki örtüleri, öncelerinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadıkları ile ilgili eski raporları da irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, mahkemece komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde yapılacak gözlem keşif tutanağına geçirilmeli, taşınmazların dört tarafından fotoğrafları çektirilmeli, çekişmeli taşınmazların nitelikleri değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri üzerinde durulması gerektiği de düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 24.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.