YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8475
KARAR NO : 2010/7864
KARAR TARİHİ : 28.12.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 08.06.2010 gün ve saatte temyiz eden … vs. vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen …, …, …, … ve … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Tarafların tutundukları ve iskanen oluşan tapu kayıtlarının tesisine esas iskan cetvelleri ile haritalarının getirtilmesi, bundan sonra mahallinde keşif yapılarak 250 ila 269 parseller grubu ile 191 ila 197 parseller grubu arasındaki ortak sınır ile 197 parsel sayılı taşınmaz ile 195 ve 196 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki ortak sınırın belirlenmesi, 191 ila 197 parsel sayılı taşınmazlarda batı yönünde meydana gelen genişlemenin miktarının tespitine çalışılması, 195 ve 196 parsel sayılı taşınmazlar malikinin kabul beyanının kararda dikkate alınması ve 192 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm tesis edilirken kadastro ile belirlenen sınırının dikkate alınması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda “Davacı … ve arkadaşlarının davasının reddine, 29.796 metrekare büyüklüğündeki 191 parselin … oğlu …, 15.183 metrekare büyüklüğündeki 192 parselin 2 pay itibar edilerek 1 payı … oğlu …, 1 payı da … oğlu …, 22.666 metrekare büyüklüğündeki 193 parselin … oğlu …, 14.499 metrekare büyüklüğündeki 194 parselin … oğlu …, 11.070 metrekare büyüklüğündeki 195 parselin … oğlu …, 13.537 metrekare büyüklüğünde 196 parselin … oğlu …, 51.702 metrekare büyüklüğünde 197 parselin … oğlu … adlarına ayrı ayrı tesçillerine, 196 parsel maliki …’nın 30.05.1983 tarihli oturumdaki kabul beyanı doğrultusunda krokide 5.000 metrekare olarak gösterilen bölümünün davalı-davacı konumundaki … adına tapuya tesciline, davacı-davalı …’nın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine” karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve arkadaşları vekili ile davalı-davacılar …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacılar … ve arkadaşlarının dayandıkları ve kadastro sırasında 250 ila 269 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtları ile diğer davacı ve davalıların dayandıkları ve kadastro sırasında davalı 191 ila 197 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtları 1930’lu yıllarda Hazinenin temliki ile oluşmuşlardır. Davacılar … ve arkadaşları tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde açılıp Kadastro Mahkemesine aktarılan dava, 19.07.1962 tarihinde açılmıştır. Dosyada mevcut keşiflerde alınan beyanlardan taşınmazlar arasında kadim bir ortak sınır bulunmadığı, taşınmazların Hazinenin temlikinden sonraki tarihlerde peyder pey kullanılmaya başlandığı anlaşılmaktadır. 191 ila 197 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının sınırında “cebel” ve “kayalık” okunmakla söz konusu tapu kayıtları değişebilir sınırlıdır. 250 ila 269 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan 28.12.1937 tarih 30 ve 31 sıra numaralı tapu kaydından gelen tapu kayıtlarının bu taşınmazlara uyduğu, güneylerinde bulunan 249 parsel sınırı ile doğudaki … ve batıda yer alan “kayalık” sınırlarının sabit olduğu görülmektedir. Sözü edilen tapu kayıtlarının toplam miktarı 150 dönüm yani 137.850 metrekare olup 250 ila 269 parsel sayılı taşınmazların toplam yüzölçümü 95.625 metrekaredir. Tapu kayıtlarında yazılı toplam yüzölçümüne göre eksik kalan miktar 42.225 metrekaredir. Buna karşılık diğer davacı ve davalılar adına tespit olunan 191 ila 197 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarının toplam yüzölçümü 118.834 metrekare olup 191 ila 197 parsel sayılı taşınmazların toplam yüzölçümü ise 155.810 metrekare olmakla tapu kayıt miktarına göre meydana gelen fazlalık 36.976 metrekaredir. Bu durumda, kayıt miktar fazlasının davacılar … ve arkadaşlarının dayandıkları tapu kayıtları kapsamında kaldığının kabulünde zorunluluk bulunmakta olup, tapu kayıtları hukuki kıymetlerini de kaybetmemişlerdir. Dava, Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarıldığından 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesi uyarınca, mahkeme tarafından resen araştırma yapılması ve gerçek hak sahipleri adına tesçil kararı verilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca dava konusu 191 ila 197 parsellere revizyon gören tapu kayıtlarına kuzeydeki … Köyü tapulama sahası sınırı (yani 191 parsel sayılı taşınmazın kuzey sınırı) ve doğudaki … sınırı esas alınmak ve kuzeyden başlanarak miktarları kadar kapsam tayin edilmek suretiyle tespit malikleri adlarına, kayıt miktar fazlası olan bölümün ise 269 parsel sayılı taşınmazın kuzey sınırından itibaren hesap edilerek davacılar adlarına tesçiline karar verilmelidir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile dosya kapsamına uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 750.000. TL. vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak, kendilerini vekil ile temsil ettiren temyiz edenlere verilmesine, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.