Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/8532 E. 2011/6980 K. 03.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8532
KARAR NO : 2011/6980
KARAR TARİHİ : 03.11.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 18 ve 20, 104 ada 136, 143 ve 145, 110 ada 17, 111 ada 8 ve 47 parsel sayılı 12.183.61, 731.11, 3.951.49, 22.913.23, 10.728.68, 8.049.67, 13.256.87 ve 3.103,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle, 110 ada 8 parsel sayılı 4.223,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kesin hükme değer verilerek hüküm kurulmuş olmasına göre davacı vekilinin 103 ada 18 ve 20, 104 ada 136, 143 ve 145, 110 ada 17 ve 111 ada 8 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile 103 ada 18 ve 20, 104 ada 136, 143 ve 145, 110 ada 17 ve 111 ada 8 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Davacı vekilinin 110 ada 8 ve 111 ada 47 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyizine gelince; mahkemece, kesin hükmün varlığı ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap şartlarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Temyize konu bu iki taşınmazın diğer taşınmazlardan farklı olarak … Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.01.2004 tarih, 2002/93 Esas, 2004/1 Karar sayılı dava dosyasının kapsamında kalmadığı tüm dosya kapsamı ile sabit olduğundan bu parseller yönünden kesin hükmün varlığından söz edilemez. Hal böyle olunca davacı iddialarının esastan incelenmesi gerekmektedir. Nevar ki, mahkemece çekişmeli 110 ada 8 parsel sayılı taşınmazla ilgili belirtmelik tutanağı ve ekleri getirtilmemiş, 110 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden toprak komisyonu çalışmaları sonucunda Hazine adına tapu kaydı oluşturulup oluşturulmadığı araştırılmamış, 111 ada 47 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise belirtmelik tutanağı ve eklerinin getirtilmesi suretiyle öncesinde kamu orta malı olup olmadığı hususu
açıklığa kavuşturulmamıştır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak karar verilemez. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler ile çekişmeli taşınmazlara ait Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen belirtmelik tutanağı, krokisi ve ekleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf ve zilyetlik tanıkları ile belirtmelik bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif icra edilmelidir. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazların öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, alınan beyanlar ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerin beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı, 110 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden toprak komisyonu çalışmaları sonucunda Hazine adına tapu kaydı oluşturulup oluşturulmadığı araştırılmalı, Hazine adına tapu kaydı oluşmuş ise belirtmelik tutanak ve ekleri incelenerek Hazine tapusunun oluşum nedeni araştırılmalı, tapu kaydı oluşmuş ise davacı lehine Hazine tapusunun oluşum tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1 ve 14. maddelerinde düzenlenen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği, tapu kaydı oluşmamış ise tespit tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde düzenlenen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, 111 ada 47 parsel yönünden öncesinin kamu orta malı niteliğinde olmadığı sonucuna varıldığı takdirde davacı dayanağı 16.05.1977 tarihli satış senedinin yöntemince uygulanmalı, fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir harita düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz ve temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 03.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.