YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8632
KARAR NO : 2010/7281
KARAR TARİHİ : 09.12.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 14 parsel sayılı 8797.27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4753 sayılı Yasa’ya göre oluşan Hazine’ye ait tapu kaydı kapsamında kaldığı ve …’in işgalinde olduğu beyanlar hanesinde gösterilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı … adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 1963 yılında 4753 sayılı Yasa ile davalı Hazine adına oluşturulan 8.11.1963 tarih ve 471 sayılı tapu kaydının taşınmazı kapsadığı, tapu kaydının tesisinden geriye doğru davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 46. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın bulunduğu bölgede Toprak Komisyonu tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarda kadastro tespiti sırasında taşınmaza uyduğu tespit edilen 8.11.1963 tarih ve 471 sayılı tapu kaydı ile taşınmaz davalı Hazine adına tescil edilmiştir. Davalı Hazineye ait tapu kaydının dayanağını teşkil eden 20.7.1963 tarihli belirtmelik tutanağında 108 sayılı tevzi parselinin kanunları uyarınca Hazineye intikal ettiği, 1937 tarih 18-20 tahrir sayılı vergi kayıtları ile Hazine adına kayıtlı olduğu, 1951 yılında köye gelen şahısların Hazineye icar ödeyerek kullandıkları belirtilmek suretiyle Hazine adına tapu kaydı oluşturulmuştur. Mahkemece belirtmelik tutanağında uygulandığı belirtilen 1937 tarih 18-20 tahrir numaralı vergi kayıtlarının Hazine adına oluşma nedeni araştırılmamış ve buna ilişkin belgeler de getirtilmemiş, vergi kaydında gösterilen “dim”in ne anlam taşıdığı mahalli bilirkişilerden sorulmamış, belirtmelikte adı geçen ve taşınmaza zilyet olan şahısların kim oldukları ve icarcı olup olmadıkları üzerinde durulmamış, dava konusu taşınmaza uygulanan Hazineye ait tapu kaydının doğusu mera okuduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamıştır. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle belirtmelik tutanağında uygulandığı belirtilen Hazine adına tapuda kayıtlı 8.11.1963 tarih ve 471 sayılı tapu kaydının haritası, 1937 tarih 18-20 tahrir sayılı vergi kayıtları ile Hazine adına kayıt edilmesinin nedenini oluşturan oluşum belgeleri getirtilmeli, dosya tamamlandıktan sonra taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi ile aynı yöneteme göre belirlenecek zilyetlik tanıkları, dinlenmeyen tespit bilirkişileri uzman zirai bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişiler yardımı ile 8.11.1963 tarih ve 471 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak, sınırları zeminde tek tek göstertilmeli, gösterilen hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, toprak tevzi haritası ve kadastro paftası çakıştırılmak sureti ile kaydın kapsamı belirlenmeli, aynı şekilde belirtmelikte uygulanan vergi kayıtları da uygulanarak kapsamı belirlenmeli, bu kayıtların Hazine adına oluşum nedeni üzerinde durulmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte kim veya kimler tarafından ne suretle ve ne zamandan beri kullanıldığı, icar ile kullanılıp kullanılmadığı, öncesinin kamu orta malı mera niteliği taşıyıp taşımadığı ve çevresinde kamu orta malı mera bulunup bulunmadığı, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden devlete kalan taşınmazlardan olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, belirtmelikte imzası bulunan muhtar ve azalar sağ ise belirtmeliğin içeriği hususunda dinlenilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, eğim durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin baskın olduğu mahkemece gözlenerek ayrıntılı olarak tutanağa geçirilmeli, zirai bilirkişi kurulundan arazinin eğimi, toprak yapısı, komşu parsellerle arasında doğal ya da yapay sınır veya ayırıcı unsurların bulunup bulunmadığı, bitki örtüsü, öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı ile ilgili çekişmeli taşınmaz ile komşu parselleri mukayeseli olarak değerlendiren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, fotoğrafçı bilirkişi aracılığı ile taşınmazı tüm yönleriyle gösterecek fotoğraflar çekilmeli ve fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli rapor alınmalı, fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz işaretlettirilmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 09.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.