YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9231
KARAR NO : 2010/7604
KARAR TARİHİ : 20.12.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece dava konusu parsellerin davacıların dayanağını oluşturan tapu ve vergi kayıtlarının kapsamında kaldığından bahisle hüküm kurulmuş ise de değerlendirmenin dosya kapsamına uygun düşmediği, davacı dayanağı vergi ve tapu kayıtlarının gayri sabit hudutlu olup miktarı ile geçerli olacağı, zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına değer verilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı, 3402 sayılı Yasa’nın 20/B maddesinde “harita plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar mahalline uygulanabiliyor ve sınırlar içinde kalan yer hak sahibi tarafından kullanılıyor ise bu sınırlar esas alınarak tespit yapılır” hükmünün bulunduğu,bu hükme göre kayıt kapsamında kalsa dahi devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kayıt sahibi tarafından kullanılmayan yerlerin tapu kadına dayanılarak maliki adına tescilinin mümkün olmadığı, yerel bilirkişilerce taşınmazın bir bölümünün taşlık ve kayalık olup sürülüp ekilmediği belirtilmekle devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bu yerlerin kayıt sahibi adına tesciline karar verilmesinin isabetli olmadığı, komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilerek bunların ve dayanılan tapu ve vergi kayıtlarının uygulanması, zirai bilirkişiden taşınmazın niteliğini belirtir rapor alınması, toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tutanak bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; 19.12.2003 tarihli bilirkişi raporuna göre çekişmeli parsellerden 402 parselin 8.108, 42 m2’lik, 404 parselin 9.140, 28 m2 ‘lik ve 405 parselin 9.549,99 m2’lik kısmına ilişkin davanın reddi ile tespit malikleri adına, çekişmeli taşınmazların bakiye kısımlarının Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahil davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 20.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.