Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/9249 E. 2011/5644 K. 13.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9249
KARAR NO : 2011/5644
KARAR TARİHİ : 13.10.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 105 ada 58 parsel sayılı 6.339,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parselin mera olmadığı, tarım arazisi niteliği taşıdığı, davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı yönündedir. Çekişmeli taşınmazın üç tarafı 105 ada 70 ve 71 parsel sayılı mera taşınmazları ile çevrili olduğu halde mahkemece, usule uygun mera araştırması yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için; çekişmeli taşınmaza komşu olan tüm taşınmazlara ait tespit tutanakları ile dayanakları olan belgeler getirtildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulunun katılımıyla mahallinde yeniden keşif icra edilmelidir. Üç kişiden oluşacak uzman ziraat mühendisi kurulundan arazinin niteliği, öncesinin mera olup olmadığı, toprak yapısı ve komşu 105 ada 70 ve 71 parsel sayılı mera taşınmazları ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın vasfı kesin olarak saptanmalıdır. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, geçmişte kime ait bulunduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Keşifte taşınmazın farklı yönlerden ve mera ile sınırlarını gösterir şekilde fotoğrafları çektirilmeli, fen bilirkişisinden taşınmazın yan kesit krokisini göstermesi ve keşfi izlemeye olanak sağlar biçimde rapor ve harita düzenlemesi istenmeli, mera taşınmazları ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı hususunu da belirtilecek şekilde mahkeme gözlemi keşif tutanağına geçirilmelidir. Yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tesbit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ve
araştırmayla yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.