Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/927 E. 2010/822 K. 09.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/927
KARAR NO : 2010/822
KARAR TARİHİ : 09.02.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 480, 481, ve 582 parsel sayılı 142500, 98375 ve 8500 metrekare yüzölçümündaki taşınmazlar, 472 ila 477 sayılı parsellere uygulanan vergi kaydının miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacılar… ve müşterekleri vekili vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında… ……ve …., davacılar yanında çekişmeli taşınmazlarda hakları olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı… ile müdahil davacılar … … …ve ….’in davalarının kısmen kabulüne, teknik bilirkişinin 02.05.2006 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterdiği şekilde 480 parsel numaralı taşınmazın yüzölçümünün 70938.75 metrekare olarak düzeltilmesine, 480 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 90.961.53 metrekarelik bölümünün baraj suları altında kaldığı anlaşılmakla kadastro harici bırakılmasına, 582 ve 481 parsel sayılı taşınmazlar ile birlikte krokide 480 parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün eşit paylarla … …… …. ve… adlarına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, çekişmeli 582 parsel yönünden davacı dayanağı vergi kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı, taşınmaz üzerinde davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tutanağı 23.12.1978 tarihinde kesinleşmiştir. Davacılar tarafından 22.12.1983 tarihinde Kadastro Mahkemesine dava açılmıştır. Davanın açıldığı tarih itibariyle; kadastro tespiti kesinleşmiş olup, tutanağı kesinleşen yerler hakkında açılan davalar kadastro mahkemesinin görevi dışındadır. Mahkemece bu yön göz önünde bulundurularak çekişmeli 582 parsel sayılı taşınmaza yönelik dava hakkında mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile bu parselle ilgili hükmün BOZULMASINA,
2- Davalı Hazine vekilinin 480 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü ile 481 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyizine gelince; Mahkemece çekişmeli 480 parsel sayılı taşınmazın temyize konu (A) harfi ile gösterilen bölümü ile 481 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafın dayandığı vergi kaydının kapsamında kaldığı, davacılar lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı tarafın dayandığı vergi kaydının değişebilir sınırlı olup miktarıyla geçerli olduğu, vergi kaydının dava dışı 472, 473, 474, 475, 476, ve 477 parsel sayılı taşınmazlara yüzölçümü itibariyle revizyon gördüğü ve anılan taşınmazların tespitlerinin kesinleştiği, uyuşmazlığın vergi kayıt miktar fazlası üzerinde zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında bulunduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların niteliği ile ilgili olarak 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, tespit bilirkişilerinin tamamı dinlenmemiş, taşınmazların çevresinde mera olduğu halde yöntemine uygun mera araştırması yapılmamış, hükmen kesinleşen komşu taşınmazların dava dosyalarından yararlanılmamış, miktar sınırlaması yönünden davacıların belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde taşınmaz iktisap edip etmediği ile ilgili yöntemince araştırma yapılmamış, komşu 479 ve 482 parsel sayılı taşınmazların baraj gölü sınırları içerisinde kaldığı hususu Yargıtay denetiminden geçen dava dosyalarından anlaşıldığı halde, çekişmeli taşınmazların baraj gölü içerisinde kalıp kalmadığı hususu açıklığa kavuşturulmamış, kadastro tespitinden sonra satın alma suretiyle hak sahibi olanlar açısından mahkemenin görevsiz olduğu hususu nazara alınmamış, kadastro tespitinden önce hak sahibi olanlar hakkında ise zilyetliğin başlangıç ve sürdürülüş biçimi yöntemince araştırılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu bulunan parsellerin onaylı tutanak örnekleri varsa dayanağı olan belgeler, komşu taşınmazların dava dosyaları getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde yaşayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazların temyize konu bölümünün niteliğiyle ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, Davacı tarafın dayandığı vergi kaydının değişebilir sınırlı olup miktarıyla geçerli olduğu, davacı dayanağı vergi kaydının dava dışı 472, 473, 474, 475, 476, ve 477 parsel sayılı taşınmazlara yüzölçümü itibariyle revizyon gördüğü ve anılan taşınmazların tespitlerinin kesinleştiği nazara alınmalı, uygulamada hükmen kesinleşen komşu taşınmazların dava dosyalarından yararlanılmalı, davacılar yönünden belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde taşınmaz iktisap edip etmediği yöntemince sorulmalı, miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılırken taşınmazların kimden kime kaldığı, taksim edilip edilmediği, edilmiş ise tarihi, davacıların taşınmazlar üzerinde müstakilen 20 yılı aşkın zilyetliklerinin olup olmadığı hususları üzerinde önemle durulmalı, komşu 479 ve 482 parsel sayılı taşınmazların baraj gölü sınırları içerisinde kaldığının Yargıtay denetiminden geçen dava dosyalarından anlaşılmış olması nedeniyle, çekişmeli taşınmazların baraj gölü içerisinde kalıp kalmadığı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmalı, kadastro tespitinden sonra satın alma suretiyle hak sahibi olanlar açısından mahkemenin görevsiz olduğu hususu nazara alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel dava dosyaları, tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün çekişmeli 480 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü ve 481 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak BOZULMASINA, 09.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.