YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9362
KARAR NO : 2010/7772
KARAR TARİHİ : 27.12.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 233 ada 111 parsel sayılı 2143.72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ifraz, satın alma, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak … mirasçıları …, …, …, … adına verasette iştirak şeklinde tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde Hazine’ye husumet yönelterek ve rızai taksim ile zilyetliğe dayanarak taşınmazın adına tesçili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabülü ile çekişme konusu 233 ada 111 sayılı parselin davacı … adına tesçiline, taşınmazın 3. derece arkeolojik sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz vergi kaydı, ifraz, satış, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … mirasçıları davacı … ile …, İbrahim ve … adlarına verasette iştirak şeklinde tespit edilmiş ve tutanak askı ilanına çıkartılmıştır. Kadastro Müdürlüğü müzekkere cevabından taşınmaz ile ilgili komisyon tutanağı düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Kadastro Mahkemelerinde dava tespit maliki, şayet komisyonca malik değiştirilmişse komisyonca adına tespit yapılan kişi veya kişiler aleyhine açılır. Somut olayda ise tespit kişiler adına yapılmış, komisyon tutanağı ile de malik değiştirilmemiştir. Davacı …in tespit maliki olmayan Hazine aleyhine açtığı davada Hazineye husumet düşmemektedir. Hal böyle olunca davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesçiline karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.