YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9595
KARAR NO : 2011/7772
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 109 ada 8, 233 ada 17, 238 ada 17 parsel sayılı 216.32, 2122.04, 5492.92 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 109 ada 8 parsel sayılı taşınmaz hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ve … adlarına, 233 ada 17 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına, 238 ada 17 parsel sayılı taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazların ortak muristen geldiği ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 109 ada 8, 233 ada 17 ve 238 ada 17
parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı … mirasçılarının çekişmeli 233 ada 17 ve 238 ada 17 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile, bu taşınmazlarla ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Davacı … mirasçılarının çekişmeli 109 ada 8 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz istemine gelince; Mahkemece çekişmeli taşınmazın ortak muris … …’dan geldiği, 4.8.1977 tarihli taksim senedi ile mirasçılardan …’ye isabet ettiği, … tarafından davalılara 8.2.1984 tarihli senet ile bağışlandığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Mahkemece yapılan keşifte beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları, 4.8.1977 tarihli taksim senedi ile mirasçılardan …’ye isabet eden çekişmeli taşınmazın, 8.2.1984 tarihli senet ile davalılara bağışlanmasına rağmen zilyetliğinin devredilmediğini bildirmişlerdir. Zilyetlikle iktisap için en az 20 yıl malik sıfatı ile kullanım yeterli olup, kullanımda iyiniyeti koşul olmadığına, bilirkişi ve tanık beyanlarından taşınmazın, 8.2.1984 tarihli senet ile …’nün zilyetliğinden çıktığı tarihten, tespit tarihi olan 2007 yılına kadar davacının zilyetliğinde bulunduğunun anlaşılmış olmasına göre davacı yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde gösterilen zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, davanın kabulüne ve çekişmeli 109 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davacı taraf adına tesciline karar vermek gerekirken, açıklanan husus gözardı edilerek yazılı
olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle 109 ada 8 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün BOZULMASINA, 22.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.