YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9653
KARAR NO : 2011/1585
KARAR TARİHİ : 29.03.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vs. vekili Avukat ….. geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 440 ada 27 parsel sayılı 6361.62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tutanağın beyanlar hanesinde üzerindeki iki katlı kargir binanın …. oğlu …’a ait olduğu belirtilerek tapu kaydı, irsen intikal, haricen hisse bağışı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla …. oğulları….. ve … adlarına tespit ve 11.04.2000 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı … ….. oğlu vekili, 14.07.2008 tarihli dava dilekçesi ile çekişmeli taşınmazın kök muris ….’dan intikal ettiği ve davacının miras payı oranında hakkı bulunduğu iddiasına dayanarak tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 440 ada 27 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile tamamı 7 pay kabul edilerek 1/7 payının davacı adına, 3/7 payının davalı … adına ve 3/7 payının davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalıların son oturumdaki beyanları hükme esas alınarak davanın kabulü yönünde karar verilmişse de, mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Dava, miras payına dayalı olarak açılmış tapu iptali ve tescil davasıdır. Davanın, ortak miras bırakan ….’dan gelen miras payına dayalı olarak açılması nedeniyle, davacının tek başına bu nitelikteki davayı açıp yürütme imkanı bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 640.maddesi uyarınca ya tüm mirasçıların davaya muvafakatlarının sağlanması ya da terekeye temsilci tayini yoluna gidilmesi zorunludur. Hal böyle olunca, açıklanan şekilde tüm mirasçıların davaya muvafakatları sağlanmadan veya terekeye mümessil tayin ettirilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Kabule göre de; konusu taşınmaz mal olan davalarda, tarafların kabule yönelik beyanlarının çekişmeli taşınmaz başında ve uzman fen bilirkişi hazır olduğu halde alınması, beyanda bulunan ilgilinin gerçek iradesinin taşınmaz üzerindeki gösterimleri ile belirlenip uzman fen bilirkişi tarafından haritasına işaret edilmesi ve buna uygun bir karar verilmesi gerekirken, duruşma sırasında alınan beyana dayalı olarak karar verilmiş olması da isabetsiz, davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 825.00 TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davalı tarafa verilmesine, 29.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.