YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1101
KARAR NO : 2011/1613
KARAR TARİHİ : 30.03.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 1778, 2305 ve 2387 parsel sayılı 7375, 3250 ve 10875 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine vekili, tapu kaydına dayanarak taşınmazların kadastroca oluşan tapu kayıtlarının iptali ve Hazine adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların davacı Hazine’ye ve davalıya ait kayıtlarının kapsamında kaldığı, ancak, davalının dayandığı tapu kaydının eski tarihli olduğu kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, davalı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının tesis kayıtları getirtilmemiş, davalı dayanağı tapu kayıt malikleri ile davalı arasındaki akdi ya da irsi ilişki araştırılmamış, taraflar arasındaki uyuşmazlığa emsal Saray Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/344 Esas sayılı dava dosyasının davacı Hazine’nin dayanağı tapu kaydının kapsamı yönünden güçlü delil oluşturacağı gözetilerek, bu dosyada düzenlenen kaydın kapsamına ilişkin harita uygulanmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı dayanağı tapu kayıtlarının tesis kayıtları, Saray Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/344 Esas sayılı dava dosyası, komşu taşınmazların onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında, davalı tarafın dayandığı tapu kaydı tesisinden itibaren bütün tedavülleriyle birlikte okunup, tapu kayıtlarının hudutları mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, Saray Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/ 344 Esas sayılı dava dosyasındaki davacı Hazine dayanağı tapu kaydının kapsamını gösterir harita yöntemince uygulanmalı, fen bilirkişiden davacı Hazine dayanağı tapu kaydının kapsamını gösterir harita üzerinde çekişmeli taşınmazların konumunu göstermesi istenilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, davalı dayanağı tapu kayıt malikleri ile davalı arasındaki akdi ya da irsi ilişkinin belirlenmesi yoluna gidilmeli, Saray Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/344 Esas sayılı dava dosyasının Hazine dayanağı tapu kaydının kapsamında kalan taşınmazlar yönünden güçlü delil oluşturacağı hususu gözetilmeli, çekişmeli taşınmazların davacı Hazine ve davalı dayanağı tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı sonucuna varıldığı takdirde, eski tarihli doğru temele dayanan tapu kaydına değer verilmesi gerektiği düşünülmeli, davalıların dayandığı tapu kayıtlarının davacı Hazine dayanağı tapu kaydının tesis tarihinden sonra oluştuğu sonucuna varılması halinde, davalı dayanağı tapu kayıtlarının oluşumunda davacı Hazine’nin katılımının olması durumunda, oluşturulan tapu kayıtlarının davacı Hazineyi bağlayacağı gözetilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının, davacı Hazine dayanağı tapu kaydının haritasının kapsadığı alan ile bu harita kapsamında çekişmeli taşınmazların konumunu gösterir denetime elverişli ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 30.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.