YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1220
KARAR NO : 2011/1212
KARAR TARİHİ : 11.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 135 ada 25 ve 134 parsel sayılı 2622,09 ve 43444,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan,135 ada 25 sayılı parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı … adına tespit edilmiştir.135 ada 134 sayılı parsel ise devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle, hali arazi niteliğinde davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde adına tespit edilen 135 ada 25 sayılı parselin yüzölçümünün eksik tespit edildiği, bir kısım yerinin 135 ada 134 sayılı parsel içinde kaldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 135 ada 25 ve 134 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile, fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde (C) harfi ile gösterilen 30288,87 metrekarelik bölümün tespit gibi davalı Hazine adına, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 949,82 metrekarelik bölümün aynı ada son parsel numarası verilerek davalı Hazine adına tesçiline, yine aynı rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 12205,74 metrekarelik bölümün 135 ada 25 sayılı parselle birleştirilerek 14827,78 metrekare olarak 135 ada 25 parsel numarası alarak davacı adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli parselin temyize konu bölümünün tarım arazisi olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin tespit tarihine kadar çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla 20 yılı aşan bir süre devam ettiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının gerçekleştiği mahkemece mahallinde yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, düzenlenen teknik bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Delillerin takdiri mahkemeye ait olup takdirde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 11.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.